Aklıma ilk gelen şey suçluluk duygusuydu. Yaşadığım her şeyin benim yüzümden başıma geldiğine dair sarsılmaz bir inancım var. Bu konuda kendime en küçük bir haklılık payı bırakmıyorum. Hastalık derecesinde bir güvensizlik biçimi bu. Kendine kurban gözüyle bakmak. Her bıçağa boynunu uzatmak.
Sebebi ne olursa olsun kötü biten, her olayın ardından kendimi cezalandırmaya çalışmak gibi berbat bir eğilimim vardı ve karşı koyamayacağım kadar kuvvetle abanıyordu üzerime.