İyileştirici bir imge canlandırdığımızda, iyi olma ve olumlu duygularla ilişkili beyin bölgelerinin aynılarını ( özellikle sol prefrontal korteks bölgeleri) aktive ediyoruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilinçte olsak da olmasak da hayatımız; içimizdeki, inanç, beklenti, varsayım ve fikirler tarafından derinden etkilenir. “Hayatta hiçbir şey benim için yolunda gitmiyor” ya da “ne denersem deneyip başarısız olacağım” ya da “zayıf bir bağışıklık sistemi var” gibi içsel etiketler hayatımızı nasıl yaşadığımızı etkileyerek yeni deneyimleri algılama biçimimizi ve nasıl iyileştiğimize tesir eder.
Vahşet, gömülmeyi reddeder. Halk arasındaki inanışlar, hikâyeleri anlatılana kadar mezarlarında yatmayı reddeden hayaletlerle doludur. Judith Herman, Travma ve İyileşme
Bir korku, fobi, panik atak ya da takıntılı düşünceyle boğuşuyorsanız, içsel yaşamınızın hapishanesinde tutsak olmanın nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliyorsunuzdur. Kendi içinizde geçirdiğiniz zorlu zaman (sürekli endişelenmek, baskın duygular, sinir bozucu hisler) duruşma ya da mahkumiyet olmadan verilmiş bir müebbet hapis cezası gibidir. Korku ve endişeler, gününüzü ve yaşamınızı sınırlandırarak dünyamız küçültür ve canlılığını yok eder. Bu şekilde yaşamak çok yorucu olabilir.
Sözlerinizdeki duygu yükü ne kadar fazla olursa, acınızın da o kadar derin olacağını aklınızdan çıkarmayın. Öfke saçan kelimelerin altında genellikle bir acı vardır. Acı sizi öldürmeyecektir. Öfke ise gerçekten öldürebilir.