Hatıralarını yaşanmamış saydıkça, geçmiş hayatlarını da yok etmiş olacaklarını düşünüyorlardı. Hafızanın lanetinden bu kadar kolay sıyrılacaklarını zannetmeleri zavallılıktan başka bir şey değildi.
Ceyhun’la yaşadığım ne varsa zamansız başlayıp zamansız bitmişti. O kadar zamansızdı ki bazen kendi geçmişimin bir parçası gibi gelmiyor. Sızlayan yaralarım olmasa gerçekliğinden kuşku duyacağım.
Kötü biten hikayeleri anlatmanın en zor yanı, neresinden başlayacağını bilememektir. Böyle hikayeleri anlatmak, her defasında aynı kuyunun içine düşmeyi göze almaktır.
Aramızda olup bitenleri kötülüğüne değil, çaresizliğine yordum. Diğer türlüsüyle baş etmem kolay olmuyordu. Bunun onun için değil, daha çok kendim için yaptım.
Ama işte demek ki hiç bırakmaz sanılanlar da insanı terk edebilirdi. Hem de en beklenmedik bir günde. Azaltmaktan korkmak yerine, çoğalma umudu yeşertilen bir vakitte…