İşiten kişi diliyle karşı çıkmazsa gıybetin günahından kurtulamaz. Eğer [gıybet eden kişiden] korkuyorsa kalbiyle nefret etmelidir. Eğer oradan kalkmaya ya da sözü başka bir kelâmla bölmeye gücü yetiyor fakat bunu yapmıyorsa günaha girer. Şayet diliyle "Sus." deyip kalbiyle gıybete devam etmesini ar- zularsa bu da münafıklık olur. Kalbiyle nefret etmediği müd- detçe günahtan kurtulamaz. Kişinin eliyle "sus" demesi ya da kaşlarını çatıp alnı ile işaret etmesi -konuşulanları küçümse- mek anlamına gelse de- yeterli değildir. Bilakis bu [işin basit olmadığını belirtip] büyütmeli ve [gıybet edilen şahsı] açıkça müdafaa etmelidir.
Ebu Hüreyre Hz. Muhammed’in (sav) şunu söylediğimi nakletti: “ Üç şey var ki bunlar kimde bulunursa o münafıktır. Şayet bu kimse namaz kılsa oruç tutsa ve kendisini Müslüman zannet etse de durum değişmez. Bu şunlardır: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiginde yerine getirmez, emanet edildiğinde ona ihanet eder.”
Yarım hurmayla da de olsa kendinizi cehennem ateşinden koruyun. Eğer verecek yarım hurmanız yoksa tatlı dil ve güzel sözle ateşten kendilerini korunun.