geceyi kanıtlayamazsın. gündüzün çocuğu olmaz. bir anı anlatmak kadar keyifli bir hüzün, paylaşılamaz. aşk, takdir edilemez. hiçbir şeyle arana mesafe koyamazsın. sevişirken terlemiyorsan, o insanı sevmiyorsun demektir.
"Hiç anlamıyorum. İster misyona katıl ister belediye lojmanlarına git. Ya da kiliseye... Bu dinci hanzoların hepsi sonunda Pasaklılar Çıkmazı'nda buluşur, değil mi?"
Uykusuzluk böyledir işte. Her şey çok uzaklardadır, bir kopyanın kopyasının kopyası gibi. Dünyayla arana öyle bir mesafe sokar ki, ne sen bir şeye dokunabilirsin ne de bir şey sana.