Colonna Poliphili

Puan vermedi·520 syf.··
2023 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 23:44
Güzel başlayan kitap bazı yerlerde o kadar saçma tercihler yapıyorki sizi gerçekten sıkabiliyor. Bazı yerlerde bunu neden sayfalarca okuyorum diye söylendim kendi kendime. Dan Brown'un kitaplarına benzetilmiş fakat Brown'un başkarakteri Langdon araştırdığı konularda ehil bir insan olduğu için olayları anlamanızı sağlıyordu. Bu kitaptaki kahramanımız Tess'in ne tapınak şövalyeleriyle ne dinler tarihiyle pek alakası yok. Konuyla ilgili bilgisi olmadığı için onun heyecanı bize geçmiyor. Ayrıca Tess'in verdiği kararların hiçbir mantıklı açıklamasını sunamıyor kitap bize. Neden böyle bir şey yaptın Tess diye sinir krizine gireceğiniz o kadar çok olay var ki hazırlıklı olun derim. Son olarak Tapınak Şövalyelerini kullanıp sinsice onları kötüleyerek kilise yalan söylüyor ama iyi bir dünya için yalan söylüyor hihihi gibi bir aciz sonla bitirmesi ise rezaletti.
Son Tapınak ŞövalyesiRaymond Khoury · Koridor Yayıncılık · 2006143 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·264 syf.··
2023 21. kitabı
bu kitaptan sonra sandman'le vedalaştım. hikayeyi ve karakteri derinleştirmek yerine gaiman sandman'in üzerine kendi politik tavrını giydirince hikaye yalpalıyor. amerikalıların komünizm korkusu gaiman'ın ruhunun derinlerine işlemiş olacak ki thermidor hikayesini tamamen robespierre'i ve fransız devrimcileri kötülemek için yazmış. hikayede karşımıza çıkan fransız devrimcilerin hepsi müstakbel cinsel saldırı faili -evet istisnasız hepsini böyle resmetmiş gaiman-. fransız devrimciler devrime ihanet eden teröristler olarak anlatılıyor. hatta hikayenin sonunda robespierre ölünce terörün de öldüğünü söyleyecek kadar ar damarı çatlamış bu gaiman efendinin. sen robespierre'e kurban ol sünepe herif.
Sandman 6Neil Gaiman · İthaki Yayınları · 2019436 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2021 13. kitabı
Sevmek demenin kavga demek olduğunu bilen bir isyancı hakkındaydı… Zamyatin Sovyetler’den sürgün edildiği -sürgün edilmeyi kendisi istiyor- için Biz’in temel eleştirisi Sovyetler sanılıyor ama esas eleştirisi Taylorizm. Kitapta eski insanların en zekisi olarak söylenen kişi F. W. Taylor. Taylor’ın geliştirdiği Taylorizm kitapta daha da geliştirilerek Tek Devlet’te günün 24 saatini düzenliyor ve toplumu makineleştirmiş. Ekim Devriminden önce İngiltere’de bulunan Zamyatin’in sanayileşmenin doruğundaki bu ülkede dehşete kapılmış olması muhtemel. Nitekim Marx da sanayileşmeden dolayı devrimin İngiltere’de gerçekleşeceğini düşünüyordu. Yani kitabın temel eleştirisi Taylorizm diyebiliriz. Tabii Lenin, Sovyetlerde Taylorizmi egemen kılmak istediği için doğal olarak Sovyetler de bu eleştirilerden payını almış. Gelecekte sanayileşmede ileriye gitmiş doğadan kendini tamamen ayırmış bir Tek Devlet var. Tek Devlet doğadan o kadar kopuk ki kahramanımız doğaya ayak basınca yürüyemiyor bile. İnsanların cinsel ilişkilerine kadar bütün hayatı Tek Devlet tarafından düzenleniyor. İnsanlar bir isim yerine makineler gibi numaralara sahipler. Tek Devlet aklın en üst seviyesi olarak nitelendiriliyor. Zamyatin, uygarlığı-Tek Devleti akılla nitelendirirken bunun karşısına koyduğu Mefi’yi -Mefistoles’in kısaltması- ilkellikle, akıl dışılıkla özdeşleştirmesi beni biraz kırdı… Çünkü söylediğinin aksine “Akıl, Şeytandır.” Zamyatin Efendi, neyse :) Kitapta Zamyatin’in Mefistoles’i kullanmasının sebebi isyan-başkaldırıyla, özgürlükle alakalı. Nitekim Tek Devlet’te bir şair; biz Tanrı’ya Şeytan’ı alt etmesi için yardım ettik, artık her şey çok basit, özgür değiliz ve mutluyuz diyerek kendilerinin cennette olduğunu söyleyerek bu durumu açıklıyor. Kahramanımız D-503, Tek Devlet’te yaşayan İntegral’i
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Puan vermedi·342 syf.··
2021 12. kitabı
Tanrı olmak istemeyen bir tanrı hakkındaydı… Gelecekte dünya yok olmuş ve kaçmayı başaran insanlar farklı bir gezegene yerleşmişler. İnsanlar sahip olduğu teknolojiyle gezegenin yerel halkını mağlup etmiş ve gezegenin yönetimini ele geçirmişler. Teknolojide o kadar ileriye gidiyorlar ki gezegene ilk gelen insanlar kendilerini tanrı olarak görmeye başlıyor ve diğerlerini bu teknolojiden yoksun bırakıyor. Teknolojiden habersiz insanlar da tanrılara sihir yaptıkları için tapmaya başlıyor. İleri düzeyde bilim sihirden ayırt edilemez meselesi :) Böylece tanrılar diğer insanlar köleleştiriyor ve ayrıcalıklı konumlarına zarar gelmesin diye insanların teknolojik ilerlemelerini hemen bastırıyorlar. Beden nakli teknolojisi sayesinde sonsuz bir yaşama sahip olan Tanrılar insanları yaşadıkları hayatlara göre değerlendirip yeni yaşamlarında ona göre bir vücuda koyuyorlar. Reenkarnasyon. Tanrıların hoşuna gitmeyen bir iş yaparsanız kendinizi bir hayvana dönüşmüş bulabilirsiniz. Böylece bir kast sistemi kurulmuş oluyor. Kahramanımız Sam de tanrı olmasına rağmen bilginin insanlardan saklanmaması gerektiğini düşünerek “Ne Tanrı Ne Devlet” şiarıyla gökyüzü halkına savaş açıyor. Hikaye burada başlıyor. İlk bölümden sonra geriye gidilerek olayların o noktaya nasıl geldiği anlatılıyor. Bunu bilerek okursanız daha az kafa karışıklığı yaşarsınız. Burada 2 tür okuma da yapılabilir. Kitabın gelecekte geçtiğini ya da kitabın içinde yaşadığımız dünyamızı anlattığını söyleyebiliriz. Bizim dünyamızda da kitaptaki gibi başka gezegenden gelen teknolojide üstün varlıkların insanlara bilgi öğretmiş olabileceği tartışmaları nicedir var. Tanrıların Arabaları mod on hehe. Ama bu anlatılar bizim öykülerimizde ve mitoslarımızda kendine yer bulmuş. Mesela tanrıların sakladığı bilgileri gökyüzünden
Işık TanrısıRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2016488 okunma