Sevmek demenin kavga demek olduğunu bilen bir isyancı hakkındaydı…
Zamyatin Sovyetler’den sürgün edildiği -sürgün edilmeyi kendisi istiyor- için Biz’in temel eleştirisi Sovyetler sanılıyor ama esas eleştirisi Taylorizm. Kitapta eski insanların en zekisi olarak söylenen kişi F. W. Taylor. Taylor’ın geliştirdiği Taylorizm kitapta daha da geliştirilerek Tek Devlet’te günün 24 saatini düzenliyor ve toplumu makineleştirmiş. Ekim Devriminden önce İngiltere’de bulunan Zamyatin’in sanayileşmenin doruğundaki bu ülkede dehşete kapılmış olması muhtemel. Nitekim Marx da sanayileşmeden dolayı devrimin İngiltere’de gerçekleşeceğini düşünüyordu. Yani kitabın temel eleştirisi Taylorizm diyebiliriz. Tabii Lenin, Sovyetlerde Taylorizmi egemen kılmak istediği için doğal olarak Sovyetler de bu eleştirilerden payını almış.
Gelecekte sanayileşmede ileriye gitmiş doğadan kendini tamamen ayırmış bir Tek Devlet var. Tek Devlet doğadan o kadar kopuk ki kahramanımız doğaya ayak basınca yürüyemiyor bile. İnsanların cinsel ilişkilerine kadar bütün hayatı Tek Devlet tarafından düzenleniyor. İnsanlar bir isim yerine makineler gibi numaralara sahipler. Tek Devlet aklın en üst seviyesi olarak nitelendiriliyor. Zamyatin, uygarlığı-Tek Devleti akılla nitelendirirken bunun karşısına koyduğu Mefi’yi -Mefistoles’in kısaltması- ilkellikle, akıl dışılıkla özdeşleştirmesi beni biraz kırdı… Çünkü söylediğinin aksine “Akıl, Şeytandır.” Zamyatin Efendi, neyse :) Kitapta Zamyatin’in Mefistoles’i kullanmasının sebebi isyan-başkaldırıyla, özgürlükle alakalı. Nitekim Tek Devlet’te bir şair; biz Tanrı’ya Şeytan’ı alt etmesi için yardım ettik, artık her şey çok basit, özgür değiliz ve mutluyuz diyerek kendilerinin cennette olduğunu söyleyerek bu durumu açıklıyor.
Kahramanımız D-503, Tek Devlet’te yaşayan İntegral’i