Canan

Canan
Ziraat mühendisi
Ankara üniversitesi/ Ziraat mühendisliği
Kastamonu
37 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Her yeni güne bir şiir
Dokunulmasa da, görülmese de; Kalpte yer verilir bazısına, Nedensiz... Sen; aklım ve kalbim arasında kalan, En güzel çaresizliğimsin. Gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık. O kadar kalbimdesin ki... Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme, Kırk yılın hatırına "SEN" kalayım. "Sevmek" ne uzun kelime... Şimdi açsam pencereyi beklesem. Sen gelsen, olmaz ya hani geliversen. Hiçbir şey sormasan, Hiçbir şey söylemesen, Sussan, Sussam, Sussak... Susuşların anlattıklarını dinlesek. Cemal Süreya
Şiir
Reklam
Kelimeler... Onları çalıyorlar,sonra da başkalarına veriyorlar. En kötüsü de onları unutuyorlar. Kelimeler ancak anlamlarını nasıl hissedeceğimizi hatırlarsak değerlidir. Biz hatırlarız değil mi? Bizim aramızda ki şeyin kelimelerden çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum...
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
Her yeni güne bir şiir
Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu Her seher yüreğimde açan karanfillerin Her akşam ellerimde sararıp solduğunu Nereden bileceksin Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde Bakışları yanacak kırılgan fenerlerin Benimle ağlayacak, benimle güleceksin Bilemezsin; içimde bir denizdir yaşamak Sen, denizin en uzak noktasında şen, şakrak Ben, kırgın dalgalarla avunurum derinde Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak Nereden bileceksin, fesleğen köklerinin Hercai bulutlardan bıkıp usandığını Ansızın kayıveren yıldızların ardında Vuslatını bekleyen bir kalbin yandığını Nereden bileceksin Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin Kollarında rüzgârlı bir deprem karanlığı Kapı aralığından sessizce gireceksin Işıldayan bu gönül şahikası önünde El pençe divan durup, sen de eğileceksin Nereden bileceksin, kayalara tutunan Devlerin birer birer vurulup öldüğünü Rüyaları süsleyen eşsiz mücevherlerin Bir dervişi görünce yere döküldüğünü Nereden bileceksin Nurullah Genç
Şiir
Her yeni güne bir şiir
Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mı? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cigaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin... Ahmed Arif
Şiir
Her yeni güne bir şiir
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin Seni görür görmez özgürlüğümden utandım Söyle ne içersin, çay mı kahve mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım. Saçların uzundu, omuzlarına akardı Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın Gülerdin, içimize aylar doğardı Görünmez dağların arkasından Eski gülümsemeni beyhude aradım O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım. Bir çay içer misin, yoksa kahve mi Kibritim yok, demek cigaraya başladın Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var Böyle bir kız değildin sen eskiden Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar? Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım. Attila İlhan
Şiir