Çopur Musa

Çopur Musa
@CopurMusa
Solitude is my fate...
... Aslında, şu anda varolan insanların gelecekte varolması gereken insanlar olmadığını söyleriz. "Kendisi adına düşünen", kendi umutları ve hırsları olan, toplumun nasıl örgütlenmesi gerektiği konusundaki düşünceleri "plan"la çelişebilecek olan insan tipini istemediğimizi söylemek zorunda kalırız. Söz konusu eleştirmenlerin iddiasına göre, böylesi bir özlem mutlaka despotik nitelikte olur. Mutlaka tiranlığa yol açar, çünkü istenen şey, bizi hayvanlardan ayıran özelliğin, düşünme ve eylem bağımsızlığımızın yok edilmesidir. ... ... Dolayısıyla sorunun özünde yatan şey, farklılığa, çoğulluğa ve çeşitliliğe karşı potansiyel olarak tehlikeli olan bu hoşgörüsüzlüktür. Öteki'ni kabul etmedikçe, insan yaşamının sonsuz bir çeşitlilik içerdiğini kabul edip benimsemedikçe siyasal tartışmalara, totalitarizmin özünü oluşturan hoşgörüsüzlüğü yeniden üreten bir tarzda sürdürmekten kurtulamayız. ::((
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Çopur Musa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
2025 37. kitabı
Simon Tormey
0/10 · 3 okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2025 36. kitabı
"Ben," dedi, "bir şeye özlem duydum mu, ne yaparım bilir misin? Bir daha hatırlamayacak kadar bıkıp da kurtulmak için yerim, yerim... Ya da tiksintiyle hatırlamak için. Bak bir zamanlar çocukken, kirazlara karşı anlatılmaz bir tutkum vardı. Param olmadığı için azar azar alıyor, yiyor, yine istiyordum. Gece gündüz kiraz düşünürdüm, salyalarım akardı; işkenceydi bu! Günün birinde, kızdım mı, utandım mı, bilmiyorum; baktım ki kirazlar bana istediklerini yaptırıyorlar ve beni rezil ediyorlar, ne plan kurdum bilir misin? Geceleyin yavaşça kalktım, babamın ceplerini yokladım, gümüş bir mecidiye bulup çaldım. Sabah sabah da kalktım, bir bahçeye gidip bir sepet dolusu kiraz satın aldım. Bir çukurun içine oturup başladım yemeye. Yedim, yedim, şiştim, midem bulandı, kustum. Kustum patron. O zamandan beri de kirazlardan kurtuldum; bir daha gözüme görünmelerini bile istemedim." ... İnceleme yapmak için eserin bu kesitini uygun buldum. Çünkü ben de (tutku, arzu veyahut istek)' lerimden sıyrılabilmek için bu taktikleri kullanıyorum. Bence insan dediğimiz mahlukat yaşamını hiçbir (olay, olgu veya durumun) esiri etmemeli; her türlü !ahval ve şerait¡ içerisinde özgür kalabilmelidir. Bunun dışında eser hakkında genel bir değerlendirme yapacak olursam: Edebiyat, sanat, sepet içerikli sitelerde (sinemaya dahi aktarılmış aga) denilecek kadar abartılan bir eser olmasına karşın; bana soracak olursanız kült veyahut klasik bir eser değil maalesef... Eser beklentilerimin de "bayağı" altında kaldı diyebilirim. Amma velakin güzel alıntılar yapabilme imkanı da sağlıyor ;)...
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
"İnsan canavardır!" diye bağırdı ve sopasını şiddetle taşlara vurdu. "Büyük canavar! Zatın bunu bilmiyor. Bütün işlerin yolunda gitmiş, ama bir de bana sor. Canavar, diyorum sana! Ona kötülük mü ettin? Senden çekinir ve titrer. İyilik mi yaptın? Gözlerini oyar... Aradaki uzaklığı koru patron! İnsanlara umut verme. Hepimizin eşit olduğumuzu, hepimizin eşit haklara sahip bulunduğumuzu söyleme; çünkü hemen senin hakkını çiğner, elinden ekmeğini kapar, açlıktan gebermeye bırakırlar seni. Ben senin iyiliğini isterim, aradaki uzaklığı koru patron!" "Herkes kendi yolunu izler. İnsan bir ağaç gibidir. Neden kiraz vermiyor diye incir ağacını hiç azarladığın oldu mu? Öyleyse sus! "Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan, avara et ve korkma! Tanrı, baş şeytandan çok, yarım şeytandan iğrenir!" "Hayır, özgür değilsin," dedi. "Senin bağlı bulunduğun ip, öbür insanlarınkinden biraz daha uzun; hepsi bu kadar! Senin patron, uzun ipin var, gidip geliyor, kendini özgür sanıyorsun. İpi koparmadın mıydı da..."
Kendini kurtarmanın tek yolu başkalarını kurtarmak için çabalamaktır..! Tanrı senin ne yediğini sormaz, ama ne yaptığını sorar!.. Ruhunu sıkı tut dostum, Dağılmasın!...