Dekadans Ahlakının Eleştirisi. — “Diğerkâm” bir ahlak, bencilliğin k ö r e l d i ğ i bir ahlak, — her koşulda kötü bir belirtidir. Bireyler için geçerli olduğu kadar, özellikle halklar için de geçerlidir bu. Bencillik eksilmeye başladığında, en iyi şey eksiliyor demektir. İçgüdüsel olarak, kendine -zararlı olanı seçmek, “çıkarsız” güdülerin cazibesine kapılmak, adeta dekadansın formülünü vermektedir. “Kendi çıkarını gözetmemek” — bu sadece ahlaksal bir incir yaprağıdır, tamamen farklı, fizyolojik bir gerçekliğin örtüldüğü: “Kendi çıkarımı nasıl gözeteceğimi bilemiyorum”... İçgüdülerin dağılması! İnsan diğerkâm olduğunda, işi bitmiş demektir. — Naif bir biçimde “B e n artık beş para etmem” demek yerine, der ki, dekadansın ağzındaki ahlak-yalanı: “Hiçbir şeyin değeri yok — yaşam beş para etmez”... Böyle bir yargı büyük bir tehlike oluşturur nihayetinde, bulaşıcıdır, — toplumun bütün
çürük zemininde kimi zaman tropik bir kavram bitkisi gibi büyür, bazen bir dine (Hıristiyanlık), bazen felsefeye (Schopenhauer’lik) dönüşür. Bazı koşullarda çürümenin zemininde yetişmiş bir zehirli bitki, havasıyla binlerce yıl boyunca zehirler yaşamı..
(Dekadans: Çöküş, gerileyiş)