Düşünceler, her şeyden daha tatsız. Uzanıp dururlar, bitmez tükenmezler ve insanın ağzında acayip bir tat bırakırlar. Sonra, düşüncelerin içinde kelimeler var; tamamlanmamış kelimeler, eksik kalmış cümleler... Durmadan geri gelirler.
Aşktan vazgeçmek, yaşamdan vazgeçmekten daha zordu. İnsan şu dünyada tüm vaktini öldürmeye ya da tapınmaya harcıyor, hem de ikisini aynı anda. “Senden nefret ediyorum! Sana tapıyorum!” İnsan kendini savunuyor, kolluyor, yaşamını bir sonraki iki ayaklıya devrediyor azgınca, ne pahasına olursa olsun, sanki kendi soyunu sürdürmek olağanüstü derecede keyifliymişçesine, sanki bu bizi sonunda ölümsüz kılacakmış gibi. İlle de öpüşme arzusu, kaşınır gibi.