İlk kısımlarda çeşitli düşünce biçimleri hakkında bilgi veriyor. Farklı olaylara farklı düşünce biçimleri uygulanmalı diyor. Ama kitabın bize öğretmek istediği sistemli bir düşünme. Karmaşık olaylarda sistemli düşünceyi tercih etmemiz gerektiği üzerinde duruluyor ve sistemli düşünce anlatılıyor. Sistemli düşünceyi bir örnek üzerinden inceleyecek olursak : mesela futbol takımı yenildi neden yenildi kötü oynadılar ama neden kötü oynadılar birden fazla neden varken sadece takımın kötü oynamasına bağlamak yerine soruna sebep olan şeyi küçük parçalara ayırarak ilerlemeyi anlatıyor.
Sosyalizmin insanlığın sorunlarının büyük kısmını çözeceğinden bahsediliyor. Ve bir insanın sosyalist olmasındaki en büyük rolün bireysellikten geçtiği ileri sürülüyor. Mesela basit bir örnek çoğunluğa uymak zorunda değiliz çoğunluk bir şeyi yapıyor diye yapmak zorunda değiliz. Özgün olmalıyız yani kendimiz olmalıyız, birey olmalıyız. Düşünce eylemini gerçekleştirmeliyiz.
Kitap 1893 de yazılmış ama hala günümüz toplumu yozlaşmış. Doğru yoldakilerle dalga geçer onları sindirir, lüks ve şehvet düşkünü olmayanları ezik görür. Bunlar için kafamızın içindekilerin önemi yoktur. Eğitmenlere gelirsek tıpkı kitapta bahsedildiği gibi tek amaçları beynimizi doldurmak. Yani bir arpa boyu yol katedememişiz.
Öncelikle neden çalışmamız gerektiğine dair bir amaç belirliyoruz daha sonra bu amacı gerçekten yapmayı istememiz lazım. İstemediğiniz yani aklınızda olmayan bişeyi yapamazsınız. Sonra bu istediğimiz şeyi duygu ile kuvvetlendiriyoruz. Günlük olarak bazı çalışmalar yapmamız gerekiyor bunlar zihinsel çalışmalar. Örnek vermem gerekirse neden ders çalışmalıyım şu şu sebepten ötürü peki bu gerçekleşince nolacak gibi gibi soru soruyorsunuz cevaplaya cevaplaya tatmin olduğunuz yere kadar gidiyorsunuz. Sabah uyandığınızda mutlaka ama mutlaka günümüze uyarlarsam elinize direk telefonu almıyorsunuz. Burda beynimizi çalıştıran aktivitelerle güne başlamamız gerektiği vurgulanıyor. Yürüyüş yapabilirsiniz, esneme gerilme hareketleri vs. yani üstünüzdeki uyuşukluğu atıyorsunuz. Ve sürekli cinsellik, şehvet duygusu aklınızı işgal ediyorsa bunun boş durduğunuzdan mümkün olduğu kadar faydalı bi şeylerle meşgul olmamız anlatılıyor. Gene önemli bir unsur yiyeceklerimize dikkat etmeliyiz sağlıklı ve günlük ihtiyacımız kadar yemeliyiz diyor. Günlük olarak ertesi gün ne yapacağımızı belirlemeliyiz. Sistemli ve programlı hareket etmekten bahsediyor. Hayır demeyide bilmeliyiz önce işlerimizi yapacağız sonra dışarı çıkacağız. Ve kendimize motive olması açısından büyük insanları düşüneceğiz. Bunları içinizden gelerek sürekli tekrar edin yapın.