Ölüme doğru koşmuyoruz, doğum felaketinden kaçıyoruz; onu unutmaya çalışan felaketzedeler olarak çırpınıp duruyoruz. Ölüm korkusu, bizim ilk ânımıza kadar giden bir korkunun geleceğe yansıtılmasından başka bir şey değildir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşamının kaybolduğunu ve söndüğünü, Tanrı'nın onun yaşamına bir ruh verdiğini ve geri aldığını anlamıştı; içindeki güneşin yandığını ve sonsuza dek söndüğünü anlamıştı...
Bazen insana nadir ve kısa bir dalgınlık anları gelir, sanki insan başka bir sefer bir vakit ve bir yerde yaşadığı ânı yeniden yaşıyormuş gibi olur. Karşısındaki yaşanan olayı uykusunda mi görmüştür, eskiden bir zaman yaşamış ve unutmuş mudur, bilemez, ama görür: aynı insanlar oturur çevresinde, tıpkı o zamanki gibi: imgelem çaresizce tekrar oraya sürüklenir, bellek geçmişi canlandıramaz ve dalgınlığa düşer.
Yavaş yavaş, zorlu bir yolla insanda ya kadere boyun eğme görülür –ve o zaman organizma ağır ağır ve aşama aşama bütün işlevini bulur– ya da acı insanı parçalar ve insan bir daha ayağa kalkamaz.