Büşş

Büşş
@Crysania
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Puan vermedi·308 syf.··
2022 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 21:30
Kalemine hayran olduğum Atsız’a bu eseriyle bir kez daha hayran oldum. Yazım diline, üslubuna diyecek yok, su gibi akarak teklemeden ve eski Türkçeye ait çok fazla kelime içerse de sanki günümüz Türkçesiyle yazılmış gibi çok akıcı bir şekilde okunuyor. Kitap; bundan binlerce yıl önce evli olduğu halde başka bir kıza aşık olan Burkay’ın; karısını kurban adamasını ve bunun üzerine Burkay’ın karısının “Kıyamete kadar, dünyaya her gelişinde ruhun ızdırap içinde çalkalansın.” bedduasının Tanrı tarafından kabul olunması üzerine Burkay’ın son olarak Selim Pusat’ta reenkarne olmasını ve bir gün kralcı olduğunu sözlü olarak dile getiren Selim Pusat’ın askerlik mesleğinden alınıp düştüğü hayat boşluğunda kendini olmadık bir aşka kaptırmasını, bununla birlikte devam eden psikolojik tahlillerini, yaşadığı kısa bir dönemi anlatmaktadır. Kitabın genel konusu bu olmakla birlikte; Selim Pusat, gerçek ülküler yerine boş işlere gönlünü veren Türk gençliğini sembolize etmektedir. Atsız’ın yazarlığı bir yana, şairliği de döktürdüğü bir eser olduğunu düşünüyorum. "Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş; Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş. Gökten gelerek gönlüne rüzgâr gibi inmiş, Bir sır ki bu, ölsen bile açamazsın... Anlatması imkânsız olan öyle bir an ki, Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki... Bak emrediyor: Daldığın alemden uyan ki Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın…" Atsız öğretmenlik yaparken yeşil gözlü bir meslektaşına aşık olur ve ona açılmaya karar veren Atsız bir şiir yazarak öğretmenin dolabına koyar fakat şiiri hiç okunmadan ona geri döner. Bu ayrıntıyı kitapta işlemesini çok hoş ve dramatik buldum. Buradan Atsız’ın Türkçülüğü yanında aşkı da ne denli yaşadığını görüyoruz. "Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma
Reklam
Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş; Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş. Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş; Bir sır ki bu, ölsen bile açamazsın... Anlatması imkansız olan öyle bir an ki, Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki... Bak emrediyor: Daldığın alemden uyan ki Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
Sayfa 133·Kitabı okudu
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse… Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin! Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden, Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden… Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı. Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı, Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
Sayfa 233·Kitabı okudu

Büşş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·308 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 21:30
·
2022 8. kitabı
Hüseyin Nihâl Atsız
8.6/10 · 34bin okunma
Tanrı yalnız yaratır ve yok eder. Hesap vermez. Seni suçlu bulan bu mahşer arasında suçlu olduğunu bile bile savunacak kimse çıkmazsa hayatın en korkunç felaketle sona erer!
Sayfa 258·Kitabı okudu