Kozmosun akışında belirir bir an.
Yıldız cesedinden, boşlukta dönen bir kaya parçasında;
Ben ve milyonlarca diğer benler,
Bana yakın ve bir o kadar uzak olan tüm benler,
Başlarız dört milyarlık yaşam şarkısını söylemeye bir ağızdan.
Sökülüp alıkoyulmuşum evimden yüzlerce benle birlikte.
Tıkıştırılmışız raflara teşhir için.
Kuyruğunu kaybetmiş bir maymun yaklaşıyor,
Kendini tanrı sanan, iştahı kocaman!
Bağımlısı olmuş beyni dopaminin, doyurmak imkansız,
Vahşice dolanıyor benlerin arasında anlık bir haz için.
İşte şimdi benlerden beni gözüne kestiriyor!
Sökülüp atılıyorum bir kez daha kaya parçasındaki payımdan.
Bırakılıyorum en ücra köşesine maymunun ininin.
Sahte tanrı alamayınca artık kimyasalını,
Atılıyorum ücra köşeden, yaramam artık işine, tamamlamıştır görevini kullanılmış bedenim.
Kurumuş, sönmüş bir karbon yığınıyım artık,
En çok sevdikleri bedenim parçalara ayrılmış çürüyor,
Yetmiyor sesim yaşam şarkısını söylemeye.
Oysa Kozmos seçmişti ben ve benleri bir an için,
Kozmosun bir, ben ve benlerin milyonluk anı için.
Şimdiyse bekliyorum çöplükte sessizce, cesedimin yenmesini.
O da ne? Başka bir maymun yaklaşıyor!
Bu maymun sahte tanrı gibi değil, anlıyor benlerden biri olduğunu.
Koyuyor beni ininin en güzel köşesine sarıp sarmalayıp yaralarımı.
Eskiden olduğu gibi yeşermeye başlıyor bedenim, teşhir için değil bu sefer.