Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2023 76. kitabı
Ahmet Arif'in Leylim Leylim eserinde " Leylâ'm, Kardeş Çocuk! 'Canım Leylim,' 'Canım Kardeşim, 'Azizim Leylâ,' ' Leylâ, Zalım Leylâ!' ...." diye seslendiği "Ve seni, canımın gizlisindeki candan aziz sakınır, düşünürüm..." diyerek nice kıymetler verdiği Leyla Erbil 2002 Nobel Edebiyat Ödülüne aday gösterilen ilk kadın yazarımızdır. Hallaç ise benim okuduğum ilk eseridir.Gerek ele alınan konunun ifade ediliş şekli, gerek alışılmışın dışında olan yazım kuralları ile farklılığını ortaya koyan eserimiz 1. Bölüm, 2.Bölüm( Sait Faik İçin) ve 3.Bölüm (Kırmalar ) olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Her bir bölümde anlaşılmadığını, anlaşılmak gibi bir gayesi olmadığının üzerinde duran Leyla Erbil yalnızlığı ve bundan duyduğu hazzı kimi zaman sevinçleriyle kimi zaman ise sitemleriyle ifade etmiştir. "Canı isteyen ezbere bilinen yargıları da katsın hesaba.." Dıştan gözlem gücü oldukça kuvvetli olan yazarımız insanlar arasındaki ilişkilerin çıkarcılığa, aşk sevgi denilen şeyin tenselliğe dayandırılmasından tiksintiyle bahsetmiş insanın içsel dünyasını oldukça berrak bir şekilde gözler önüne sermiştir. Kimi zaman bu tiksinme onu tamamen yanlızlığa itse de bu durumdan şikayeti yok gibi gözükmektedir. " Bi kez bir kez daha özlüyorum yalnızlığımı..." Kimi zaman ise tiksinme ile bahsettiği insanlardan umudunu kaybetmediğinide değinmektedir. "İçim uyandı gene insanlara doğru." Dünyayı anlamlandırma konusunda oldukça zorlanmışa benzeyen Leyla Erbil'in düşüncelerini anlamlandırmak bana zor gelmedi ki zira katıldığım bir çok nokta olduğunuda söyleyebilirim. Benim için okuması oldukça keyifli bir eserdi. Okunmasını, bazı şeylere takılmadan üzerinde düşünülerek Leyla Erbil'in haklı yönlerinin görülmesini dileyerek keyifli okumalar diliyorum... "Bu hayat böyle geçer, geçiverir
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Hallaç Sözlüğü
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
Sürreal yazın türünün Türk edebiyatındaki en yetkin örneklerini veren yazarlardan birisi kuşkusuz Leyla Erbil ‘dir. Erbil’in hikaye kitaplarında gördüğümüz çok katmanlı, özgün ve ilmek ilmek işlenmiş derin kurgulama tarzı; yer yer bilinç akışı tekniğiyle zengileştirilmiş, sadece Erbil’e ait olan onun o eşsiz üslubu Sigmund Freud ’un Psikanaliz teorisinden yoğun izler taşıyor. Böylesine derinlikli ve imgesel eserleri anlamak için okurun herhangi bir esere gösterdiğinden çok daha fazla çaba ve katılım göstermesi gerekiyor. Ne yazık ki Leyla Erbil Türk okuru tarafından anlaşılamamış bir yazar. Özellikle 1000 kitap uygulamasında gözlediğim kadarıyla okur kitlesi sürreal tarzda eser okumayı bilmiyor. Bilmediği için de anlamıyor, anlamayınca da eseri bir kenara fırlatıp onu taşlamaya başlıyor. Oysa Leyla Erbil bırakın Türk edebiyatını, Dünya edebiyatı çerçevesinde başyapıt olarak nitelenebilecek eserler yazmış, çeşitli yazın türlerine -özellikle roman ve hikaye- yenilik getirmiş eşsiz bir yazardır. Ana dili Türkçe olduğu için okurun kendisini şanslı hissetmesine sebep olacak ölçüde yetkin ve yaratıcı kullanmıştır Türkçeyi. Okurun okuduğundan çok ek okuma yapmasına ihtiyaç olan bazı kitaplar vardır. Erbil’in kitaplarının çoğu bu türden kitaplardır. Bunda elbette sürrealizm etkisinde kalmış olmasının payı çok büyük. Erbil’in Cüce adlı novellasını okurken yaptığım ek okuma ve araştırmalar sırasında internette Cüce için yapılmış olan bir sözlük çalışmasına denk geldim (1). O zamana kadar kendi başıma yaptığım ve oldukça zamanımı alan bu ek okumalara ilaç gibi gelmişti bu sözlük çalışması. Erbil’in Türk okuru tarafından anlaşılamamış olması ve bu sözlük çalışmasına rastlamış olmam beni Hallaç için de benzer bir sözlük çalışması yapmaya itti. Sözlük için öncelikle TDK’dan, ikincil
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Ne okudum :))
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 123. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2020 20:23
Leyla Erbil'in yazdığı ilk kitabı olmasına rağmen oldukça ağır bir dil kullanması beni şaşırttı...Kadın, aile, geleneksellik, cinsellik adına yazılan öyküler içermektedir. Bir Sait Faik ustaya ithafen yazılan öyküyü de es geçmemek gerekir. "Bir bitişi anlamanın yolu başlangıca bakmaktır." diyor Erbil... Anlam karmaşası içinde anlamı değil de karmaşanın sizi hapsettiğini hissedecek ve kitabı elinizden bırakacak gibi bir kanıya varacaksınız durmayın devam edin, bırakın satırlar sizi içine çeksin her cümleden anlam çıkarmayın zira yazarın iç dünyasına hiçbir zaman tanıklık edemicez... Yazımı, noktalama işaretleri ve yazış zihniyeti onu tam bir farkındalık abidesi olarak tanıttı... Leyla Erbil okumak ayrıcalıklı bir his uyandırıyor insanda her satırına anlam veremicek olsak da,,,,,,,,,,,,, Okur kalın...
1000Kitap
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
7/10
·126 syf.··
2019 9. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2019 23:48
Leyla Erbil tepkili bi' kadın. İnsanlara, ayrımcılıklara ama en çok da sisteme. Bunu bu öykü kitabından çıkartmadım, sadece diyebilirim ki bu giyiniş her yazınında farklı seviyelerde hissettiriyor kendini. Ve bence yolu çok özgün. Hallaç Leyla Erbil'in ilk öykü kitabı. Şiirle başlayan yazın hayatını öykülerle daha sonra da romanlarla devam ettiriyor Erbil. Hallaç onun ilk öykü kitabı olmasına rağmen inanılmaz sembolik, okunması ve anlaşılması zor geldi bana. Erbil'in aklında yazar olmak amacı var mıydı yoksa yazarlık onun kaçınılmazı olarak hayatında yer eden bi' gerçek miydi bilmiyorum ama, bence Erbil sanatını en çok kendi için yapıyordu. Kendisi için yazdığını, kesin bi' anlaşılma kaygısı içinde olmadığını düşündürdü bana Hallaç. Çünkü böylesi sembolik bi' dil, imgelerle dolu bi' anlatımı bence hiçbir okur tam anlamıyla anlayamaz. Ve öyle ifadeler vardı ki kitapta, nasıl bi' kafayla, ne biçimde okunursa okunsun bi' anlam çıkarılamazmış gibi geldi bana, öyle hissettim. Sadece okurun seslice okumaktan zevk alacağı ifadeler olarak düşündüm bu kısımları. Tüm bunlar da Erbil'in bireyciliğini, içselliğini destekleyen birer faktör olduğunu hissettirdi bana. Hallaç sembolik, kişiler üzerinde devinen, adeta düzyazının bi' tür ikinci yeni versiyonuymuş havası estirdi bana. Elbette görece daha anlaşılır olan öyküler de vardı kitapta. Ama çoğunlukla imge taşkınıydı öyküler. Anlamını bulamadığım kelimelere rastladım örneğin, bu da soruladı aklımda öyküleri. Orası tuhaf bi' şekle büründü aklımda. Tüm bu şekil anlamsız görünen yapısına rağmen elbette bütünde, bitişe doğru anlamı giyinen birer semboldüler. Bunu görsel sanatlarda sürrealizm akımına benzettim kendimce, öyle bi' çağrışım yarattı bazı "anlamsızlık" kuşanmış öyküler. Bu öyküler 1956-71 arasında yazılmışlar ve üç
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Kaçış!
Puan vermedi·126 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 14:43
Hallaç Leyla Erbil’in ilk öykü kitabı imiş, benim ise ilk okuduğum kitabı. Baş kaldıran, meydan okuyan, “ben varım, buradayım” diyen, “sizin hakkımda ne düşündüğünüz benim hiç umurumda değil” diyen, “değerlerinizi umursamıyorum, sizi umursamıyorum, kendimi de umursamıyorum” diyen öyküler bunlar. Böyle yazınca belki tanıdık geldi size de; zira böyle insanlar çoktur çevremizde. Hatta dürüst olmak gerekirse hepimizde az-çok bir parça vardır bu aykırı ruh halinden; fark edilmeye çalışmak, dinlenmek, önemsenme isteği; olmayınca da hayata ve insanlara karşı tepki, mutsuzluk, çaresizlik, belki öfke. Ama Leyla Erbil’in kahramanları bu genel bilinirlikten çok daha farklılar. Onlar bu meydan okumayı yetersizlikten, toplum dışına itilmişlikten, hınçla, öç alma psikolojisiyle yapmıyorlar. Böyle olmayı tercih ediyorlar. Toplumun genel normlarına uygun davranmayı açıkça ve net bir dille reddediyorlar. Nezaket kuralları, genel geçer sohbet konuları, her türlü ritüel, her türlü standart davranış kalıbı onların karşı çıktıkları. “Aman insanlar yanlış anlamasın” diye, “senden bunu beklerler” diye, “senin görevin bu” diye başlayan hiçbir cümle onlara hitap etmiyor. Sessiz ama kararlı protestoları ile samimiyetsiz buldukları bu düzenin karşısına cesurca dikiliyorlar. Bireyin varlık sorunlarına eğilen bunaltıcı, varoluşçu öyküler bunlar; kaçış, iç sıkıntısı, anlaşılmazlık, bunalım genel temaları. O yüzden keyifli bir okuma sunmuyor okura Leyla Erbil. Bir de kullandığı değişik kelimeler ve vurgularla okunmayı iyice zorlaştırdığından verdiği zevk iyice azalıyor; kahramanların derdinin ne olduğunu anlama merakınız olmasa elinizden atıvereceksiniz kitabı; o derece. Ama etkileyici ve sarsıcı bir dili var. Kelimelerle güzel oynuyor Leyla Erbil, kısacık öykülerinde, o 4-5 sayfada sizi o
Edebiyat
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Zor özgürlük...
9/10
·126 syf.··
2021 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 14:59
İntiharın, suçdan doğan suçluluğun, terkedilmişliğin, yalnızlığın, bunaltının, yabancılığın, kendine özgü özgürlüğün, kendi olmaya çalışan karakterlerle değişilmesini istediği düzenin öyküleri... Leyla Erbilin kendi değimiyle "İçinden çıktığı toplumun insanlarıyla bir denge kuramaması, tüm yargılara başkaldırmış, bilinçli olarak bir seçmeye gitmeyen insanı" anlatmak ister Hallaç...
Edebiyat
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Leyla Erbil Öyküleri
8/10
·126 syf.··
2020 70. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 20:13
Diktatör, Baltık ve Uğraşsız öyküleri beni derinden etkiledi. Belki de en net anlayabildiğim öyküler onlar olduğu içindir. Leyla Erbil’in ilk öykü kitabı Hallaç’ı okumadan da önce bir atölye çalışmasında Gecede kitabından bir kesit olan Ölü isimli öyküsünü incelemiştik. Ta o zamandan bu yana düşündüğüm onun ne kadar da ticari kaygılardan uzak, birikimli ve kendine özgü bir şahsiyet olduğu yönündeydi. Hallaç da şaşırtmadı ve anlayabilmek adına daha nice okumalar, araştırmalar yapılmalı diye düşündüm. Şimdilerde bir okuma grubu ile Gecede romanını okuyup irdeleyeceğiz. Leyla Erbil’in edebiyata kattığı farklılıklara biraz daha derinden şahit olabilmek için heyecanlıyım açıkçası. Edebiyat sorgusuz sualsiz anlamak değil bence. Anlayamadığın yerde bile sorgulamaya devam etmek. Ben Leyla Erbil eserlerinde bu tadı alıyorum. Düşünebilmek insanlığa ait en güzel hediye.
Edebiyat
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2025 62. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 00:00
Hallaç;Leyla Erbil’in ilk eseri olan öykü kitabıdır.Yazarın zengin Türkçesi ile dili ne kadar etkin bir şekilde kullandığını görmek eseri daha da bir anlamlı hale getirmiştir.3 bölüm ve 16 öyküden oluşan kitap,ele aldığı konularla,yazıldığı döneme ve günümüze damga vuracak nitelikte başarılı bir anlatıma sahip.
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
Beğendi
·
2020 698. kitabı
·
* Nobele aday gösterilen ilk kadın yazarımızdır. ** Yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşır. *** Hallaç ; Pamuk veya yünü bu iş için yapılmış bir âletle, tokmak ve yay ile kabartan kimse, pamuk atıcısı demektir. **** Leyla Erbil temelde kadın sorunlarına, feminizme, sosyalizme yakın dursada zamanla düşünceleri evrilir. ***** Kitap ağır bir dil, bilinç akışı tekniği, yer yer varoluşçu yaklaşım olması nedeniyle zor bir metindir. ****** Öykülerini üç kısma ayırmış ve ikinci kısmı büyük öykü yazarı "Sait Faik" adına ithat etmiştir. ******* Alışılmışın dışında yazım tekniği, yapay burjuva yaşantısına karşı isyan etmiş ve aile , kadın, cinsellik, geleneksel-modern gibi konuları işlemiştir. ******** Freud, Lacan ve psikanalizden büyük ölçüde etkilenmiştir.
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma
Hallaç
Puan vermedi·126 syf.··
2022 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2022 23:07
Leyla Erbil’i tanımama vesile olan kitap: Hallaç.. İçtenlikle söylemem gerekirse benim için oldukça zorlayıcı bir okuma oldu. Bazı öyküleri anlamadım. Okumadan bırakmak istedim; dedim ki zorla kendini vardır bir hikmeti.. Varoluşçuluğa dayanan, bilinç akışı tekniğini ustaca kullanan sürrealist bir yazar, Leyla Erbil. O kadar çok sembol kullanıyor ki neyi ne için kullandığını anlayabilmek, yüksek bir bilgi birikimini gerektiriyor. Ben bu kitaptan sonra Leyla Erbil ile ilgili yazılan tezlere göz attım ve öykülerindeki karakterler benim için daha anlamlı hale gelmeye başladı. Ama zor bir kitap yani, yazarımız yazmış ama herkese yazmamış zaten tam bir başkaldırı kitabı.. Çok değişik bir albenisi var. Böylesine sembolik ve yazım dilinin kendine özelliği nedeniyle zor okunan bir kitap beni nasıl kendine çekti ve diğer kitaplarını okuma arzusu uyandırdı gerçekten bilemiyorum..Hatta bu kitaptaki öyküleri her gün bir öykü olacak şekilde tekrar okuyup, irdelemek gibi bir planım da var.
HallaçLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2013587 okunma

Yazar Hakkında

Leyla ErbilYazar · 15 kitap
Orta sınıf ailenin üç kız kardeşten ortancası. İlk, orta ve liseyi İstanbul okullarında okudu. İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Son sınıfta ayrıldı. Çeşitli işlerde çalıştı. Evlenerek bir süre Ankara ve İzmir'de oturdu. 1961 de İstanbul'a döndü. Evli ve bir kızı var (Fatoş Erbil-Pınar). Yazarlığa hikâyeyle başladı. İlk yayınlanan hikâyesi Uğraşsız'dır; (Seçilmiş Hikayeler Dergisi, 1956 Ankara) Giderek Dost, Yeni Ufuklar, Yeditepe,Ataç, Papirus, Yelken vb Edebiyat Dergilerinde yazı ve hikâyeleri göründü. Erbil, kendinden önce yerleşmiş olan yazın akımlarına bağlı kalmadı; roman, hikâye ve düz yazı metinlerinde ortodoks Marxçıların karşısında yer almasıyla tanındı. Psikanilizin özgürleştirici yöntemlerinden yararlanarak, dinin, ailenin, okulun, toplumsalın ürettiği tabularla dolu ideolojilere karşı 1956'da başlayan mücadelesini dilin oturmuş kelime hazinesi ve söz dizimi kuralarını değiştirme çabasıyla sürdürdü. Yeni bir biçim ve biçem geliştirdi. Başlıca düşünce kaynakları Marx ve Freud olarak belirtildi. Leyla Erbil, 1970 Türkiye Sanatçılar Birliği, 1974 Türkiye Yazarlar Sendikası kurucularından olup, PEN Yazarlar Derneği üyesidir. 1961'lerde Türkiye İşçi Partisi üyesi olan Erbil, Türkiye İşçi Partisi'in Sanat ve Kültür Bürosu'nda görev almıştır. 1979'da çağrılı olarak gittiği ABD'de kendisine, Iowa Üniversitesi Onur üyeliği verilmiştir. Edebiyat Ödüllerine katılmayan Erbil, 2000- 2001 yılı Ankara Edebiyatçılar Derneği Onur Ödüllerini kabul etmiş, 2002 yılında ise, PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü'ne ülkemizden ilk kadın yazar adayı olarak gösterilirken, "Türk dili ve edebiyata egemenliği, aynı zamanda insana, hayata ve dünyaya karşı sorumlu aydın tavrı" vurgulanmıştır. 82 yaşında vefat eden Leyla Erbil,Zincirlikuyu Mezarlığı 'nda defnedildi.