Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Yaşamayı da bildiğiniz yok, ölmeyi de.”
9/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
“Sararmış incir yapraklı, çakıl taşlı, elektronik beyinli, buzullu, göllü, uçak alanlı daha çok varlıklar için katır yollu yoksullara, Hotel Sheraton’lu, Astoria’lı, dana kıyması yiyenli dünyada! Neden öldün Asım?” Bu kitabı Storytel’den dinledim. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış kitapları okumak yerine dinlemeyi tercih ediyorum. Fark ettim ki dinlerken anlamda yaşanan kopukluklar en aza iniyor ve çok daha fazla keyif alıyorum. Leyla Erbil’i okurken, zamanında Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk kadın yazarımız olması çok şaşırtıcı gelmiyor bana. Hala, Türkiye edebiyatında, bu kadar kendi renk tonunu tutturmuş, kendine ait bir kokusu olan bir üslup, bu kadar fütursuz bir kalem bulmak çok zor. Çok, ama çok seviyorum. 7 ayrı öykü var bu kitapta. Vapur, Ayna, Çekmece, Hokkabaz’ın Çağrısı, Ölü, Tanrı ve Gecede. Ölü ve Tanrı öyküleri birer harika değilse ne bilmiyorum. Türk konsolosluğuna “kocamı bul yavrularıma baksın.” diye yazdıktan sonra efsane güzel deliren Zarife Eyigıcıklar’ı, bağımsızlık mücadelesi veren Vapur’u, iki göz ev hayaliyle yıllarca kahrını çektiği gemiyle boğulup giden Dursun Kaymak’ı, kocasının ölüsünü oturtup yıllarca içinde tuttuklarını başından aşağı döken memur karısını, ve hepsinin suretine can üfleyip kurgu olduklarından şüpheye düşüren Leyla Erbil’i, okuyun be. Saadet gibi bir şey.
Edebiyat
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2026 209. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 18:42
Leyla Erbil'in 1950 sonrasında kaleme aldığı öykülerde, neredeyse tabulaşmış aşk, sevgi, cinsellik, evlilik, aile, sadakat, namus gibi olgular, daha önce kimsenin pek dile getiremediği ve bugün
Hayata Dair
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2021 73. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2021 16:28
“Öldün! Öldün ha! Şimdi ben ne yapayım? Bir memur ölüsünün karısı.” *** Bu monolog başlangıcını bir yerlerde alıntı olarak görseydim, “Gecede”yi okumaya ikna olmak için başka bir şeye ihtiyacım kalmazdı. Ve bu, tiradın sadece başlangıcı. Tiradın kendisi, ölü bir kocaya yönelik atılabilecek tiratların en iyisi. Ve bu tiradı barındıran öykü, bilinç akışını damarlarınızda hissedeceğiniz 7 öyküden sadece biri. *** Üstelik “Gecede”, Leyla Erbil’in zekâ pırıltısıyla zihninizi aydınlatabileceğiniz eserlerinden yalnızca bir tanesi. “Tuhaf Bir Kadın” vardır mesela, “Mektup Aşkları” vardır. “Kalan” varmış, Erbil’in son eseri, henüz benim hayatıma uğramadı ama kendisinin başyapıtıymış, öyle diyorlar bilenler. Tezer’in ve Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e yazdığı mektuplar ile de Leyla Hanımefendi’nin dünyasına arka kapıdan girmek mümkün. *** Leyla Erbil, Türk edebiyatının en ilginç kadınlarından biri. İsmi geçtiğinde dahi heyecanlanıyorum. Türkiye’den, Türk yazınından, Türk entelijansiyasından Leyla Erbil gibi figürlerin geçmiş olması, beni doğduğum büyüdüğüm topraklara yakınlaştırıyor, memleketimle bağlarımı kuvvetlendiriyor. Türkiye böyle sevilir dedirtiyor; “ya sev ya terk et” çığırtkanlığıyla değil; gelecek nesillere, geçmişe ve yurttaşlarına tutunabilecekleri bir şeyler miras bırakarak. *** Uzay boşluğunda süzülüyor gibi hissettiğiniz olursa, Leyla Erbil’in koluna girmeyi deneyebilirsiniz. Yanına her gittiğinizde anlatacak bir hikayesi olacaktır. *** Sevgiler efendim.
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
6/10
·97 syf.·
2022 1. kitabı
Leyla Erbil' in Gecede kitabı 1968 yılında Sait Faik Ödülü'ne katılmış fakat kazanamamıştır. Yazarın diline ve kelimeleri kullanma biçimlerine alışamadım. Kitabin ilk sayfalarında da yazara özgü noktalama işaretleri mevcut; virgüllü ünlem, yan yana üç virgül gibi. Birkaç kitabından sonra belki akıcı ve anlaşılır bir okuma sağlayabilirsiniz. kısa kısa öykülerden oluşan kitapta en çok Çekmece isimli mektuplaşmalardan oluşan kısmı sevdim. Geçim sıkıntısı çeken ve gemide senelerce çalışan bir gurbetçinin eşiyle olan iletişimi, çoğu yerde güvensizliği dile getirilmiş.
Edebiyat
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
Derinlikler..
8/10
·97 syf.··
2021 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2021 16:47
1950 Kuşağı'nın dilde ve kurgudaki yenilikçiliği her öykü üzerinde hissediliyor. Leyla Erbil, Türk edebiyatının en cesur, en yenilikçi, en devrimci kadınıdır o nedenle hikayeleri belli bir kalıba sığdırmak çok zor olacak. Eser içerisinde 7 öykü sizleri karşılayacak ve zihninizi hallaç pamuğu misali savuracak. Eser içerisinde Freud'un psikanalizini özgün yöntemleriyle kullanarak; ailenin, toplumun,dinin, erkek egemenliğinin kalıplarına şiddetli bir başkaldırı vardır. Eser içerisinde bana yakın gelen öykü "Vapur "du. Kaptanı olmayan,zincirlerini kopartmış,başına buyruk Boğaz'da hükümranlığını sürdürüyordu. " ben onlar için kendimi ateşe atarken,onlar benimle eğleniyorlar " cümlesi dikbaşlı Vapur'umuzun günümüze bir ironisidir aynı zamanda. Sakın, klasik bir serim-düğüm-çözüm bölümü beklemeyin , eserde olaydan ziyade durumlar üzerinden kısa an'lar "kadınların bakış açışı" kullanılarak aktarılmıştır. Keyifli okumalar.
Edebiyat
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2024 1. kitabı
Söz bulantı verir oldu “ yazmış Leyla Erbil bir öyküsünde . Acaba anlatmaya çalışmaktan yorulmuş ve yazmaya mı geçmiştir ? Yazarken kimse müdahale edemez çünkü insana ve insan avazı çıktığı kadar yazıp açıklayabilir derdini hele bir de işin içine kurgu katarsa her okuyuşta farklı detaylar da gösterebilir insanlara . . Evet ,Leyla Erbil’in derdi ne peki ona bakalım biraz da . Toplum ve düzeni tabii ki…”Böyle gelmiş ,böyle gider “ diyen bir kadın değil o ,toplumsal algının değişmesi gerektiğine inanan bir kadın . Başkaldırı hem de gümbür gümbür inadına bir başkaldırı halinde olduğundan öykülerine de yansımış bu durum . Mesela “Gecede” öyküsünün bir yerinde der ki : “Kızlar koşmamalı der annem ,örselenirlermiş ben de bu yüzden koşularda birinci oluyorum. “… . Kadın olmanın ikincil bir sey olmadığını ve birey olmanın cinsiyetten bağımsız olduğunu bu kadar sert anlattığı için Türk edebiyatında yerinin ayrı olduğuna inanıyorum . Öykülerde geri dönüşler ,iç monologlar ,bilinç akışı vs bolca var . Anlamak için çok dikkatli okumak lazım. Noktalama işaretleri konusunda da farklılıklar var ama okumaya değer öykülerdi bence . . Leyla Erbil de Virginia W. Gibi kadın yazar olarak sınıflandırmak istemiyor ve Freud’dan da etkilendiğini öykülerinde görüyoruz. Özellikle “Ayna” öyküsü çok sarsıcı ve belki de okuyunca itileceğiniz türden ancak genel anlamda çok sevdim “Gecede” ve “Ölü” en beğendiklerim oldu .
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
10/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2021 61. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 22:13
Leyla Erbil'in Gecede'si. İlk ve son kez arkadaşı Sait Faik anısına ödüle koyduğu ama kazanamadığı kitap. Leyla Erbil anlamak zor iş, hele daha önce hiç Leyla Erbil okumamışsanız kitaptan bir şey anlayamamanız ve beğenmemeniz çok normal. Leyla Erbil'in belki de en çok bu yanını seviyorum. Herkes okuyamaz diyemem ama herkes anlamaz Leyla Erbil'i.
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2022 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 00:00
Bu sene Leyla Erbil senesi benim için gecede kötü başlangıç oldu kitabın içine bir türlü giremedim.Zor okudum niye okudum modundayim.Belki sonrası fikrim degisir
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
"Kim bilir şimdi, şimdi kim bilir hangi asıl kocalarımızı ve karılarımızı aldatmış durumdayız? Dur anlatacağım hepsini, bir yudum daha..." Leylâ Erbil, Gecede'de kendi edebiyatının
Türk Edebiyatı
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma
8/10
·97 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Leyla Erbil 1968 yılında basılan öykü kitabı Gecede ile 1968 Sait Faik Ödülüne katılmış kazanamamıştır. Bu kitaptan sonra da hiçbir eserini ödül yarışmalarına göndermemiştir. Uzun zaman sonra Tomris Uyar ve Leyla Erbil ile birlikte yeniden öykü okumaya başladım. Son zamanlarda romana daha ağırlık vermiştim. Gecede birbirinden ayrı 7 öyküden oluşan bir kitap olsa da öyküler ortak temaya sahip. Hemen hemen hepsinde bilinç akışı tekniği göze çarpıyor. Hepsinde bir karşı çıkış, otoriteye başkaldırış var. Kadın hakları, ekonomik koşulların kötülüğü altından ezilen işçiler, memurlar, cinsel özgürlüklerini yaşamak isteyen insanları anlatılıyor. Kitabın son öyküsü kitaba adını veren Gecede ismini taşıyor. Ben en çok Ayna adlı öyküyü beğendim. Paşa kocası öldüğünde dul kalan tek avuntusu kızı ve oğlu olan kadının onların üzerinde baskı yaratma isteğini anlatıyor. Çekmece isimli öyküsü eşinden uzakta çalışan denizcinin mektuplarından oluşuyor. Leyla Erbil bu kitabında da diğerlerinde olduğu gibi bilinen noktalama işaretlerinin yetmediği yerlerde virgüllü ünlem, virgüllü soru, yan yana üç virgül, üç virgüllü ünlem, üç virgüllü soru işaretleri gibi noktalama işaretleri kullanmış ama bazı yerlerde kullanılan yeni işaretler kullanılmasa da okur olarak orada verilmek istenen vurgu anlaşılır olurmuş.
Edebiyat
GecedeLeyla Erbil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,187 okunma

Yazar Hakkında

Leyla ErbilYazar · 15 kitap
Orta sınıf ailenin üç kız kardeşten ortancası. İlk, orta ve liseyi İstanbul okullarında okudu. İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Son sınıfta ayrıldı. Çeşitli işlerde çalıştı. Evlenerek bir süre Ankara ve İzmir'de oturdu. 1961 de İstanbul'a döndü. Evli ve bir kızı var (Fatoş Erbil-Pınar). Yazarlığa hikâyeyle başladı. İlk yayınlanan hikâyesi Uğraşsız'dır; (Seçilmiş Hikayeler Dergisi, 1956 Ankara) Giderek Dost, Yeni Ufuklar, Yeditepe,Ataç, Papirus, Yelken vb Edebiyat Dergilerinde yazı ve hikâyeleri göründü. Erbil, kendinden önce yerleşmiş olan yazın akımlarına bağlı kalmadı; roman, hikâye ve düz yazı metinlerinde ortodoks Marxçıların karşısında yer almasıyla tanındı. Psikanilizin özgürleştirici yöntemlerinden yararlanarak, dinin, ailenin, okulun, toplumsalın ürettiği tabularla dolu ideolojilere karşı 1956'da başlayan mücadelesini dilin oturmuş kelime hazinesi ve söz dizimi kuralarını değiştirme çabasıyla sürdürdü. Yeni bir biçim ve biçem geliştirdi. Başlıca düşünce kaynakları Marx ve Freud olarak belirtildi. Leyla Erbil, 1970 Türkiye Sanatçılar Birliği, 1974 Türkiye Yazarlar Sendikası kurucularından olup, PEN Yazarlar Derneği üyesidir. 1961'lerde Türkiye İşçi Partisi üyesi olan Erbil, Türkiye İşçi Partisi'in Sanat ve Kültür Bürosu'nda görev almıştır. 1979'da çağrılı olarak gittiği ABD'de kendisine, Iowa Üniversitesi Onur üyeliği verilmiştir. Edebiyat Ödüllerine katılmayan Erbil, 2000- 2001 yılı Ankara Edebiyatçılar Derneği Onur Ödüllerini kabul etmiş, 2002 yılında ise, PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü'ne ülkemizden ilk kadın yazar adayı olarak gösterilirken, "Türk dili ve edebiyata egemenliği, aynı zamanda insana, hayata ve dünyaya karşı sorumlu aydın tavrı" vurgulanmıştır. 82 yaşında vefat eden Leyla Erbil,Zincirlikuyu Mezarlığı 'nda defnedildi.