Haritasız ve dümensiz kalmış,gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmemek, en azından hareket etmek,hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu;yaşamak.
Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez.
Aslında aşkta ikisi de çocuktular, sevdalarını ifade ederken öylesine saf ve toydular;kızın üniversitede eğitim görüp bir sürü bilgiler öğrenmiş bulunmasına, gencin de kafasının bilim felsefesi ve hayatın gerçekleriyle dolu olmasına rağmen bir çift çocuktular.