Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz. Çelişik gibi görünse de yalnız kalabilme yeteneği sevebilme yeteneğinin tek koşuludur.
Vahşi doğaya hafifçe de olsa temas etmemiz, konuşmalarımızı insanlarla sınırlamaya, en muhteşem hareketlerimizi dans pistleriyle, kulaklarımızı sadece insan yapımı aletlerin müziğiyle, gözlerimizi “öğretilen” güzellikle, bedenlerimizi onaylanmış duyumlarla, zihinlerimizi hepimizin zaten hemfikir olduğu olgularla sınırlamaya yöneltir.
Uyanmaya başladığımız ilk günden itibaren özü, dillendirmemek ve örtmek olan bu dürüstlükten uzak ahlak anlayışının yaşımız gereği aslında zaten bize ait olan bir şeyi almaya çalıştığını ve bizlerin dürüst olma arzusunu, gerçekliğini çoktandır kaybetmiş olan bir geleneğe kurban etmek istediğini içgüdüsel olarak anlamıştık.