Don Kişot gibi çekip kılıcımı saldırmaya gidiyorum yel değirmenine...
Ya çarpıp beni sokacak yerin dibine,
Yahut fırlatıp gönderecek göğün en güzel yerine.
Pencerendeki fesleğenler , o çıkmaz sokağa düşmek zorunda mıydı ?
Ya rafımdan çektiğin o kitabın boşluğu ?
Dizlerin kanamasın sevdiceğim, ben o yağmurun her damlasına bir acı saklamayı öğrendim.
B.