Aşk anlayışımız, etkileyiciliğiyle dikkatimizi dağıtan o ilk anlar tarafından gaspedilip ayartılıyor. Aşk hikayelerimizi erkenden bitiriveriyoruz. Aşkın nasıl başladığı konusunda çok şey biliyor gibiyiz, nasıl devam edebileceği konusunda ise - bunu umursamadığımızdan- pek bir fikrimiz yok sanki.
Bize rahatsızlık veren, acı veren içsel deneyimlerimizi bastırmak, onlardan kaçmak, kaçınmak işe yaramaz. İşe yaramadığı yetmiyormuş gibi bir de değerlerimize odaklanan yolumuzu şaşırtır. Acıdan kaçayım derken hayatı kaçırmaya başlarız.