İlkel atalarımız,iskeletleri,milyonlarca yıl boyunca dört ayağı üstünde yürüyen ve görece küçük kafası olan bir canlıdan evrilmiştir.Dik bir pozisyona geçmek büyük bir zorluktu,özellikle de iskeletin çok büyük bir kafayı desteklemesi gerektiğinde.İnsanlık geniş görüş açısının ve becerikli ellerinin bedelini sırt ağrıları ve boyun tutulmalarıyla ödedi.
Kadınlar daha da fazlasını ödedi.Dik bir duruş daha dar kalçalar demekti ve bu da doğum kanalını daraltıyordu,üstelik aynı anda bebeklerin de beyni giderek büyüyordu.Doğumda ölüm,dişi insanlar için ciddi bir sorun haline geldi.Bebeklerinin kafatası ve beyni daha küçük olduğundan,erken doğum yapan kadınlar daha çok hayatta kaldılar ve daha çok çocuk sahibi oldular;doğal seçilim bu şekilde erken doğumlara hayatta kalma şansı verdi.Elbette böylelikle diğer hayvanlara kıyasla insanlar,pek çok hayati öneme sahip sistemleri henüz tam olarak gelişmemişken erken doğar hale geldiler.
Devlet sözcüğü Orta Çağ’ın siyasi literatüründe yoktur.Yaygın kanıya göre devlet sözcüğünün siyasi literatüre yerleşmesi ve halka yayılması Machiavelli’den sonra olmuştur.