Onu gördüm
Bugün, dışarda
Kalabalığın arasında
Yüzüne baktım
Çok bakamadım ama
Korktum, kaçtım
Kalbim attı sonra
Hiç atmadığı gibi
Aklıma düştü tekrar
Hiç çıkmadı ki
Yetemedim yine
O kısa süre, o bi saniye
Yetemedim ona
Eski bir anı, küllenmiş bir dua
Küllerinden doğar mı anka
Onu gördüm
İnsanlar mı değişken
Yoksa ben mi deliyim
Anlam arayışında yoruldum
Söyle bileyim
Moralim bozulur anlatamayınca
Ne yapar insan anlaşılmayınca
Kelimelerim akla uymayınca
Ne sen sor ne ben söyleyeyim
Bir vaftiz anası olsaydı ziyaretine giderken giyebileceği rengârenk yeni giysisi üzerinde üç metre yükseğe kurulmuş halde yoldan geçişini gören ahmaklar onu olağanüstü güçleri olan bir varlık zannediyorlardı, oysaki zavallı hintli yakın geleceğini düşündükçe titriyordu.