Sanırım yakında iyileşirim. İçimde ya da uzayda bir şey kırılacak. Bilinmedik yüksekliklere tırmanacağım. Dünyada yalnızca hasat, katlanılmaz bekleyiş ve ifade edilemez sessizlik var.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zaman yırtılıyor. Çocukluğun puslu toprakları nerede? Ya o karanlık uzaydaki eliptik güneşler nerede? Boşluğa düşmüş yol nerede? Mevsimler anlamlarını yitirdi. Yarın? Dün? Bu sözcüklerin anlamı ne? Yalnızca şimdiki zaman var. Bir bakıyorsunuz kar yağıyor. Bir bakıyorsunuz yağmur. Güneş açıyor, rüzgâr esiyor. Tüm bunlar şimdide. Bunlar olmadı, olmayacak. Şimdi var. Hep var. Hepsi birden var. Çünkü olaylar bende yaşıyor, zamanda değil. Ve bendeki her şey şimdiki zamanda.
"Günün birinde büyük, ünlü bir yazar olup seni almaya gelseydim, benimle evlenir miydin?"
Line: "Hayır Tobias. Senin ünlü bir yazar olma düşlerine pek inanmıyorum. Öte yandan Esther'in oğluyla asla evlenemem. Anneni köye romanlar, çingeneler bırakmış. Hırsızlar dilenciler yani. Benim annemle babam namuslu, kültürlü, dürüst insanlar; düzgün bir aileyiz biz."
"Evet biliyorum. Benim annem orospu, babam kim, bilinmiyor; bana gelince, ben de zavallı bir işçiyim. Yazar olmam neyi değiştirir ki; işe yaramaz, kültürsüz, eğitimsiz orospu çocuğunun teki olarak kalacağım ben."
"Ağabeyim avukat, küçük kardeşim doktor oldu. Eğer babamı dinlemiş olsaydın sen de başarılı olurdun. Ama sen kaçmayı, bir 'hiç' olmayı seçtin. Fabrika işçiliğini. Neden?"
"İnsan ancak bir baltaya sap olamayınca yazar olabilir. Zaten olaylar böyle gelişti, başka türlü olamazdı."
"Sandor bunu gerçekten mi söylüyorsun? Yazar olabilmek için 'hiç' mi olmak lazım?"
"Evet buna inanıyorum."
"Ben, insanın yazar olabilmesi için büyük bir kültüre sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Sonra çok okuyup yazmış olması gerekir. Ansızın yazar olunamaz."
"Çok kültürlü biri sayılmam ama çok okudum ve çok yazdım. Yazar olmak için yalnızca yazmak lazım. Tabii kimi zaman yazacak sözü kalmıyor insanın. Hatta kimi zaman da söylenecek sözün oluyor da, nasıl söyleyeceğini bilemiyorsun."
"Peki ya en sonunda yazdıklarından geriye ne kalıyor?"
"Hiç ya da hemen hemen hiç. Bir veya iki sayfa yazılı kâğıt, altında da ismim. Bu da ender oluyor, çünkü yazdıklarımın çoğunu yakıyorum. Yazılarım henüz yeterince olgunlaşmadı. İleride bir kitap yazıp yakmayacağım; imzam Tobias Horvath olacak. Bunu herkes mahlas sanacak, ama aslında gerçek adım bu."