tîn

tîn
@DEVRIMTIN
İzliyor, okuyor ve yazıyorum. Savrulmaktan kurtulamıyorum ama yaşamaya katlanmaya çabalıyorum. Ve buraya izlenimlerimi bırakıyorum.
Akşamları fabrikadan çıkınca alışveriş etmeye ve yemek yemeğe yetecek çok az zamanımız kalır. Ertesi gün işe yetişebilmek için çok erken kalkmamız gerekmektedir. Kimi zaman iş için mi yaşadığımı yoksa yaşamak için mi işe gittiğimi düşünürüm. Ne yaşam ama? Tekdüze iş. Acınası maaşlar. Yalnızlık
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şimdilerde umudum çok azaldı. Önceleri arayış içinde durmadan yer değiştiriyordum. Bir şey bekliyordum. Ama ne? Bilmiyordum. Hiçbir fikrim yoktu. Ama hayatın, olduğundan farklı olamayacağını düşünüyordum, yani hayatın adeta hiçbir şey olduğunu. Ama hayat bir şey olmalıydı ve ben o şeyin olmasını bekliyordum, o şeyi arıyordum. Artık beklenecek bir şey kalmadığını düşünüyorum, bu yüzden odamda kalıyorum, bir sandalyeye oturup hiçbir şey yapmıyorum. Dışarıda bir hayat olduğunu düşünüyorum ama orada da pek bir şey olmuyor. En azından benim için. Başkaları için belki bir şeyler oluyordur, bu mümkün ama beni ilgilendirmiyor artık. Buradayım, evimde bir sandalyede oturuyorum. Biraz düş kurar gibiyim. Ne düşleyebilirim? Burada oturuyorum, hepsi bu. İyi olduğumu söyleyemem, rahat etmek için burada duruyor değilim; tam tersine
Ruhumu bir boşluk kapladı. Bıkmıştım, hiçbir şey istemiyordum. Ne okumak ne annemle her gün sevişmeye gelen köylülerin yanında çalışmak. Tek bir isteğim vardı: Gitmek, yürümek ya da ölmek, umurumda değildi. Uzaklaşmak istiyordum, kaybolmak, ormanda ve bulutlarda eriyip gitmek, hatırlamamak, unutmak, unutmak.
Line bana: "Babam sana çok iyi davranıyor. Ağabeyimin giysilerini küçük kardeşime saklayabiliriz ama sana veriyoruz çünkü baban yok senin. Annem de babamla bu konuda hemfikir, iyi yürekli yoksullara yardım etmemiz gerektiğini söylüyor."
Kısa süre sonra, düşünecek bir şeyim kalmıyor, yalnızca artık düşünmeyi istemediğim şeylerle baş başa kalıyordum. Biraz olsun ağlayabilmeyi çok isterdim ama ağlayamıyordum; çünkü ağlamak için hiç nedenim kalmamıştı.