"Sorular sormak için okuruz." Sahiden öyledir. Kafka okurken ortaya çıkarttığı soruların her daim tamamıyla anlayışımın ötesinde oldukları hissine kapılırım. Bir cevap vaadinde bulunurlar, fakat hemen değil; bir dahaki sefere, bir sonraki sayfada. Onun yazı üslubundaki bir şey -henüz tamamlanmamış, ancak büyük bir titizlikle inceltilmiş bir şey, "Etwas Gelehrtes," dikkatle inşa edilmiş ve yine de, doğa güçlerine açık halde bırakılmış bir şey -bana tahminler yapma, sezgilere ulaşma, yarım yamalak düşler kurma olanağı sunar sunmasına, fakat hiçbir zaman tam bir kavrayış imkânı vermez. Kafka'nın metinleri kılı kırk yararcasına kaleme alınmıştır, ironik bir sertlikleri vardır, her bir sayfa -onun deyişiyle - "öfkenin, art arda gelen darbelerin sayesinde" elde edilmiştir. Kafka bendekilerin pek çoğuyla uyuşan mutlak belirsizlikler sunar.