...çünkü davranışlarını yöneten tek şey, gerçeğe ulaşma isteği ve -her zaman beslediğini gördüğüm- gerçeğin o anda ona görünen şey olmadığı kuşkusuydu.
Gerçeği bile bile saklarmış gibi bir izlenim uyanmasın içinizde. Çok daha karışık bir şeydi. Sözcükler, tümceler onun için fazla bir değer taşımıyordu da ondan böyle oluyordu; bir düş insanının güzelliğini taşıdığı gibi, yaşamını da bir düş içinde geçiriyordu.