Beni yanlış anlama güzelim. Kim inanıyorum diye diliyle ifade edip ona bir isim verme cesaretini gösterebilir? Her şeyi koruyan, elinde tutan ve devam ettiren o; seni, beni ve kendisini de tutmuyor mu? Üstümüzdeki gök kubbeleşmiyor mu? Altımızdaki yer sapasağlam durmuyor mu? Yıldızlar bize dostça bakarak yükselmiyor mu? Ben, kendi gözlerimle senim gözlerine bakmıyor muyum? Evrendeki her şey insanın kafasına ve kalbine nüfuz etmiyor mu? Ve her şey sonsuz bir ilahi sır halinde göze görünerek veya bazen görünmeyerek, yakınımızda dolaşıp durmuyor mu? Kalbini tüm bu saydıklarımla doldurup bu duygularla mutlu olabiliyorsan bunun adına ister şans ister gönül ister aşk istersen Tanrı de. Ben ona bir isim bulamıyorum. Bence duygu, her şeydir. İsim ise bol bir gürültü ve göğün güzelliğini, nurunu sislendiren bir dumandır.
"Esenlik ve kurtuluş bundadır. Fedakarlık etmesini bilen insan kazanır. Kilisenin çok sağlam bir midesi vardır. Çünkü pek çok ülkeyi yiyip yutmuş ama hiçbir zaman hazımsızlığa uğramamıştır. Aziz bayanlar, haram malı ancak kilise hazmedebilir."
-Papaz-
Kişisel notum: Buradaki eleştiri Hristiyanlık dinine karşı değil; cennetten arsaların satıldığı dönemdeki kilisenin sömürü zihniyetine karşı bir eleştiridir.
Sayfa 93 - Ema Klasik, Evde bulunan altın sandığının ne yapılması gerektiğini öğrenmek için soru sorulan papaz.·Kitabı yarım bıraktı