Çevreme basınç yaptığını, bir panik burgacı gibi içimden yükseldiğini hissettiğim bu özlem, bir hayvanın görünmeyen ama var olan bir şeyin kokusunu almasına benziyordu.
Bir insanı sonsuza kadar sevebilmek için ona yapışmak şart değildi. Bir arada olmak, yüz yüze bakmak hatta sevişmek dahi şart değildi. Sevgi; şefkati, tutkuyu, özlemi, kıskançlığı, sevgiliye sahip olma isteği kadar sevgili için göze alınan fedakarlığı, cefakarlığı da birbirine harmanlayan bir duygu değil miydi?