"Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."
“Sen ki, ancak özgürken nefes alabilen birisin, kendini bana herhangi bir biçimde bağlanmış hissederdin, benden -evet, biliyorum, kendi uyanık iradene rağmen yapardın bunu- evet, benden bu bağlılık durumundan ötürü nefret ederdin.”...
Bir kadının aşık olduğu adama çocukluğundan ölümüne kadar hissettiklerini ve sonucunda yaşadıklarını anlatan ve onu yaşarken hiçbir zaman anlayamayacağını düşündüğü için ölürken yazmış olduğu itiraf niteliğindeki mektuplarıdır. Aşık olduğu kişi tarafından anlaşılamayacağının bilincinde ama yine de bir şekilde görülmesi arzusunda olan bir yaşam hikayesi.
"Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir okyanustur ".