Keşke herkes kendi içsel deliliğini bilse ve onunla birlikte yaşamayı öğrense. Dünya daha kötü bir yer mi olurdu? Hayır insanlar daha yürekli daha mutlu olurlardı.
19. yy Fransız yazarı Gide düşüncelerinde yazılarında ve hayatında cesur bir kişiliği temsil etmiş ve Katolik kilisesinin yasaklarından nasibini almıştır. Tek romanım olarak adlandırdığı Kalpazanlar yazarın okuduğum ilk kitabı. İç içe geçmiş yaşantılar zemininde Kalpazanlık olarak tasvir ettiği yasak aşklar, eşcinsel eğilimler, aldatmalar ve aldatmacalar üzerine yoğun bir kurgu ile birlikte bir yazarın günlükleri ve düşünceleri ile örüntüleyerek roman yazımı ve yaşam anlayışı konusunda da aynı zamanda deneme türünde bir eser ortaya koymuş.
İlk yarıda zorlanmakla birlikte Klasik edebiyat severlerin okuması gereken bir eser olduğunu düşünmekteyim
Fransız yazar Albert Camus da Sartre gibi varoluşçu bir yazar. İlk romanı olan “Yabancı”’da kendine, topluma, toplumsal yargılara kayıtsız kalan, yabancı, asosyal olarak tanımlayabileceğimiz “ hayatı önemsiz” bulan Mersault’nun işlediği bir cinayetle yargılanmasını, bu yargıdaki kayıtsızlığınınve davaya yabancı kalışını varoluşçu felsefeyi hissederek okuyoruz. Kitap aynı zamanda beraberinde toplumsal sorun olan idamı sorgulamamızı ve uygarlıklarla beraber sömürgeciliğin beraberinde getirdiği sorunları ve sömürge insanlarının nasıl ötekilerileştirildiğini diğer bir değişle nasıl yabancılaştırıldığını ifade ediyor.
Kesinlikle irdeleyerek okunmayı hakeden bir roman
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma