"İnsanın yüzüne kırışıklıkları çeken en büyük şey, kaygıdır. Ne diye mutsuz olayım, surat asayım ve ayak sürüyüp etrafımdaki herkese de aynı hissi yaşatayım? Olduğun kişi olursan güneş her zaman doğar. Günışığı her zaman yayılır."
“Ve bu ‘tüm mesele doğru kişiyi bulmak’ inancı, kişisel sorumluluğun reddiyle, zorunlu içe bakmak yerine talep ederek dışa bakma eğilimiyle iyice güçlendiriliyor. Aşkı sunmak diğer kişinin işi addediliyor ve bu yüzden ilişki bittiğinde kabahat diğer kişiye yükleniyor. ‘Bu zaten doğru kişi değildi,’ deniyor ve daha bir telaşla arayışa devam etmek çözüm olarak görülüyor. Art arda başarısız ilişkiler yaşamış kişilerin kendilerini sorunun en azından bir parçası görmeyi nadiren kabullenmeleri şaşırtıcıdır. Daha şaşırtıcısı, art arda gelen başarısızlıkların bir sonrakinde de başarısızlık yaşanabileceği fikrini doğurmamasıdır.”
Moskova' ya doğru hareket etti. Bütün öncekileri gözüm
görmesin, eski dünya ebediyen sona erdi, hem de ondan bir ses, bir haber kalmamak üzere; yeni bir dünyaya, yeni yerlere doğru, hem de arkama bile bakmadan!
“Aslında zaman zaman insanın acımasızlığı ‘vahşi’ sözcüğüyle ifade edilir, ama bu, vahşi hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık ve hakarettir. Vahşi hayvan hiçbir zaman ustalık ve zevk almak bakımından bir insan kadar acımasız olamaz.”