Henüz okumamış birçok kişinin bir yerlerde muhakkak gördüğü bu kitap beni de okumak için , özellikle de kapağı , heyecanlandırıyordu. Ve gün geldi okudum. En beğendim kitaplar arasında yerini de aldı.
Kitabın baş kahramanı Zeze'nin 5 yaşında olduğunu okurken aklınızdan çıkarmayın. Kitabın içinde birçok yerde kayboldum çünkü kendimi buldum ...
5 yaşındaki Zeze'nin yaşadıkları , gördükleri hatta göremedikleri sanki 50 yaşında bir adamın hayat hikayesini anlatmakta. Elbette bu bir kurgu ama gerçekleşmeyecek değil , olağanüstü değil. 5 yaşındaki bir çocuğun yaptıkları neye mâl olursa olsun öldüresiye yediği dayakları , şiddeti asla haketmiyor. O bir çocuk ya , bir fidan ...
Hele de ağzı , burnu kan içinde vs. böyle kısımlarda ağlamamak , hüzünlenmemek hatta o anda sinirden etrafa zarar vermemek elde değil.
Zeze çok akıllı bir çocuk. Çabuk öğreniyor her ne kadar ailesi onu takdir etmesi gerekirken küçümsüyor olsa da ... Çok düşünceli ; Annesinin yaptığı fedakarlığı , ablalarını , babasının halini anlayan bir cocuk. Sıradan değil ; Cesur , atılgan , hırslı. En sonunda Portuga'nın korkunç kaza üzere ölmesi hem Zeze'yi hem de kendini bitiriyor.Zeze'nin acı dolu bu hikâyesi beni derinden etkileyerek hayatıma yeni birisini ekleyip bir iz bıraktı ...