Allah kaderi üç kısımda yaşatır insana.
1. Kendi iradenle yaşadığın ve kararlarını kendin aldığın.
2. Kararlarını aldığın hâlde sonuçları istediğin yada umduğun şekilde olmayan.
3. Hiçbir şekilde karar alamayacağın,iraden dışında olan.
🔸 Ayet-i kerimelerde Allah'ın kullarını sevdiği vurgulanır. O'nun takvâ sahiplerini, iyilik severleri, maddî ve mânevî temizliğe önem verenleri, tevekkül ehlini, sabırlı davrananları, adaletli olanları, kahramanları, Hz. Peygamber'e uyanları sevdiği; inkârcıları, zulüm ve haksızlık yapanları, günahlarda ısrar edenleri, böbürlenip övünenleri, büyüklük taslayıp gerçeklere karşı çıkanları, nankörleri, hainleri, aşırılığa sapanları, şımarıkları sevmediği bildirilir.
Allah (cc) kullarına zulmetmez. Ancak insanları yanlış yollara saptıkları zaman doğru yola sevk olsunlar diye cezalandırır, bir bela gönderir. İşte bu belalar, musibetler bize şer gibi görünse de hakikâtte hayırdır ...
Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: En büyük cihad nefs ile yapılan cihaddır. Yani insan nasıl ki Allah yolunda Cihad ediyorsa kendi nefsi içinde öyle Cihad etmelidir. Kişinin nefs terbiyesinde gösterdiği azim, Cihad boyutunda olmalıdır. Canını ortaya koyarcasına nefsini Allah'a yöneltmeli, gözlerinin harama bakmasını engellemeli, dilinin küfre düşmemesine özen göstermelidir. Lakin şu unutulmamalıdır ki insanoğlu Nefs-i cihadında Allah rızasını gözardı etmemelidir.
Açılır bahtımız bir gün, hemen battıkça batmaz ya!
Sebepler halk eder Halîk, kerem bâbın kapatmaz ya!
Benim Hakk'a münâcâtım rızk için değildir, hâşâ!
Hüdâ Rezzak-ı Âlem'dir, rızıksız kul yaratmaz ya!