Herhangi bir sahada insanı artık daha ileriye gitmekten vazgeçmiş görenler, bilmeyerek, onu hayvan seviyesine indirmek isteyenlerdir.
Münekkit ise, her beşeri faaliyetin hâlâ geliştirilmeğe muhtaç olduğunu bağırmakla, her sabah, insana hayvan olmadığını hatırlatıyor.
Geçmişimizde bir çok âlim, yetiştiği evdeki kitaplarla arkadaş olarak, onların tozunu yutarak ve bir müddet sonra iştahla onları okuyarak âlim oldular. İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri 9, İmam-ı Şafiî Hazretleri 5 yaşında hafız oldular. İmam-ı Buharî daha sıbyan mektebindeyken 15 bin hadis ezberlemişti. Fahreddin-i Razi Hazretleri yemek yerken bile bir şeyler okumak için çabalardı, evinden mektebe giderken bile binek üzerinde talebesine ders verdiği rivayet edilir. İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri mum ışığında 161 eser yazmıştır. Avrupalılar hayret içerisinde, "Bu eser bir değil, beş ömre sığmaz" derler.
"""Hatta bir defasında Efendimiz (sav) misafir olduğu bir evde önüne getirilen ikramı gözyaşları içinde yiyememiş de, yemeğinden ayırıp 'Bunu da Fatıma'ya götürün, o üç gündür, böyle bir yemek ağzına almamıştır.' demek zorunda kalmıştır.''""
Kâinatın efendisi, Allahü (cc) teâlâ'nın Eğer sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım diye buyurduğu Rasülü Ekrem Efendimiz ve ailesi böyle bir hayat sürmüşken bizler bol bol şükretmek yerine devamlı bir şikayet halindeyiz. Bu Ramazan inşallah hidayete ermemize vesile olsun...