Betül

8/10
·276 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 22:28
Kitap bir cinayet haberiyle başlıyor.Gazete için özel bir haber yapmak isteyen, yeni işe girmiş gazeteci bir kızla yaşı oldukça büyük,emekli bir mühendisin yolu bu cinayet nedeniyle kesişiyor.Kitaptaki ana karakter bu gazeteci kıza yardım edeceğini söyleyerek manipüle ediyor.Kızın toyluğu,saflığı hoşuna gittiği için merak duygusunu kullanarak onu sürekli oyalıyor.Bu kısımlarda cinayetle alakası olmayan bir sürü şey anlatıyor.Konu cinayetten kardeşinin hikayesine geliyor orda yine aynı şekilde cinayetle ne alakası var diyorsunuz.Zaten gazeteci kız da sürekli sinirleniyor(bu noktada ben de okurken sinir oldum)ama merakına yenik düşüp adamla konuşmaya devam ediyor.Biz de aynı bu kız gibi merakımızdan okumaya devam ediyoruz. Bu arada kızın adı yok kitap boyunca kız diye geçiyor.Kızın ismini kitabın sonunda öğreniyoruz.Neyse kız nedense durduk yere adamın kardeşini çok merak ediyor, onu anlatmasını istiyor ve hatta kardeşi orda yaşamadığı halde bu cinayeti işleyenin kardeşi olabileceği çıkarımını yapıyor.Bu kısım bana çok mantıksız geldi. Kitapta Hansel ve Gratel’in dönüş yolunu bulmak için ekmek atması gibi ara ara ipuçları yer alıyor.Ben de bu ipuçları sayesinde adamın aslında kim olduğunu doğru tahmin ettim.Ama katilin kim olduğunu çözememiştim.Çünkü yazar burda iki farklı olay anlatıyor ve okuyucunun kardeşinin hikayesine odaklanmasını sağlayıp,asıl ters köşeyi cinayet olayıyla yapıyor.Daha önce Serenad kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim.Bu kitap onun kadar beni etkilemedi ama sonunu güzel bağlamış.Kurgusu güzel,sürükleyici bir kitaptı.Tavsiye ederim.. Zülfü LivaneliZülfü Livaneli Kardeşimin HikayesiKardeşimin Hikayesi
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Korkunç kitap
1/10
·400 syf.··
2025 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 00:00
Son zamanlarda her yerde gördüğüm için merak ettiğim bir kitaptı.Hatta kitap kulübümüze de ben önermiştim.Önerdiğime de pişman oldum.Orhan Kemal toplumun gerçeklerine ayna tutmuş ama bütün bu gerçekleri peş peşe mazlum bir karakter ile çocuğuna yaşatıp okuyucusuna travma yaşatmasına hiç gerek yoktu. Çok dramatik oldukları için Türk dizilerinden uzak duruyorum.Bu kitap da klasik bir Türk dizisi tadındaydı. Tavsiye eder miyim asla.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
7/10
·504 syf.··
2025 38. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 13:26
Spoiler içerir! Öncelikle kitap çok gereksiz uzatılmış.Kitaptaki karakter normal değil.Takıntılı ve toplumda karşılaşıldığında uzak durulması gereken bir karakter.Zaten kadın cinayetleri hep bu takıntılar yüzünden olmuyor mu?Dolayısıyla aşk adına gereksiz bir kitap okuduk.Aşk bu değil eğer gerçek bir aşk olsaydı en başta zaten Sibel ile nişanlanmak yerine Füsun ile nişanlanırdı.Füsun’un ortadan kaybolmasıyla ki bunu hiç beklemiyordu takıntı geliştirdi.Hayalinde hep klasik erkekler gibi bir mantıklı bir evlilik, bir tane ayrı keyif yaptığı hayatı olacağına inanıyordu.Tıpkı babasının yaptığı gibi.Füsun birden ortadan kaybolunca gözünde değerli oldu.Onu düşüne düşüne takıntı geliştirdi.Bu çok tehlikeli bir durum sonrasında Füsunu gördükten sonra haftada dört defa evine gitmesi beraber yemek yiyip tv izlemesi de normal değil.Bu da sekiz yıl sürmüş.Evlerine almasaydılar ne olacaktı bu defa sokakta bekleyip takip mi edecekti.Korkunç olduğunu düşünen bir ben miyim?Peki ya eşyalarını hatta içtiği sigaraları bile toplaması koklamasına ne demeli.Bunun adı net sapıklık başka birşey değil.Ha bunu burjuva olmayan biri yapsa sapık ama zengin biri yapınca aşk oluyor.Tüm bu uydurmacalardan da sonunda müze yapıyor.Eşya biriktirmek atamamak da hastalık ama yazar bunu bile başarı olarak göstermiş.Tek takdir ettiğim yazarın kurgu dünyası… Kendisinin böyle bir müze açma isteği varken bunu hikayeler uydurarak kendi yaşamından da eşyalar kişiler olaylar katarak insanların duygusal bağ kurabildikleri müze oluşturmuş. Kitapta cinselliği tüm ayrıntılarına kadar anlatarak erotik bir kitap haline gelmesi.Kadınların toplumdaki yerinden aslında Avrupa’da bekaretin önemli olmaması ama Türkiyede en Avrupai kişilerin bile çok önemsediği bir durum olmasından sürekli bahsedilmesi.En sinir olduğum ise
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 26. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 00:00
Ailesinin geçim kaygılarıyla uyguladığı psikolojik baskı yüzünden eğitim ve iş hayatı boyunca çalışıp kendini hep en iyi olmaya adamış ve başarıya ulaşmış ama sonunda tükenmişlik sendromuyla bütün bu koşturmalı hayatı bir anda sonlandıran Youngju’nun hikayesi…Gayet normal görünen ama aslında değişen hayatıyla eksikliklerin de gözüne battığı evlilik hayatını da kendi isteğiyle bitiren artık tamamen kendi mutluluğunu ön planda tuttuğu bir hayat yaşamayı seçmiş.Çocukluğundan beri hayal ettiği kitabevini açarak içinde huzur bulduğu bu alan, aile ve toplumun dayattığı baskılardan bunalan diğer insanların da içine girdikleri anda yaşamın keşmekeşinden sıyrıldıkları büyülü bir ortam haline gelmiş.Bu kitapta saygı ,sevgi,dostluk,kahve ve kitap kokularının birbirine karıştığı ve okurken içinize çekebileceğiniz sıcacık bir hikaye var.Kitaba başladığımda 10 günlük bir geziye çıktığım için ara vermiştim.Normalde haftada bir kitap bitirebilirken bu kitabı 12 günde bitirebildim.Kitap biraz ağır ilerliyor ama sanırım hissettirdiği huzurla okumayı da aceleye getirmek istemiyor insan. Son olarak kitaptaki isimler keşke Türkçe olsaydı çünkü karakterlerin cinsiyetini anlamak zor oldu.Bazılarını epey bir okuduktan sonra kafamda canlandırdığım cinsiyette olmadığını öğrendiğimde şaşırdım.
1000Kitap
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415bin okunma
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 00:39
Kitabı okumadan önce kitapla ilgili olumlu yorumları okumuştum ama bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim.Günlük hayatın akışında zamanla duygusuz birer robot haline geldik.Artık alarmla uyanıp işe gidiyor ardından eve gelip ,yemek vs ardından telefonlarımızı elimize alıp kaydırıyoruz.Bu kitabı okuduktan sonra uzun zamandır hissetmediğim kadar yoğun duygular hissettim.Bir insanın acısını, sevincini,heyecanını...Her türlü duyguyu yaşadım nerdeyse filmini izlesem bu kadar olmazdı. Kitabın konusu şöyle;Hitler’in Polonya’ya girmesiyle İngiltere’de savaşa dahil oluyor.Savaş sırasında Londra’da şehir merkezindeki çocuklar zarar görmesin diye kırsal kesimdeki ailelerin yanına gönderiliyor.Evde yalnız yaşayan Tom ile 9 yaşındaki Willie’nin hayatı bu sayede kesişiyor.Willie şiddete uğramış bir çocuk.Hayatı korkunç istismarlarla dolu geçmiş.Ama Tom’un yanında yeniden doğuyor.Uzun bir süre aklımdan çıkmayacak okunmaya değer bir kitap.Hatta bu kitabı kulübümüzden bir arkadaştan ödünç almıştım.Gidip bir tane de kitaplığımda olmasını istediğim için alacağım.
1000Kitap
İyi Geceler Bay TomMichelle Magorian · Beyaz Balina Yayınları · 20181,252 okunma