Ailesinin geçim kaygılarıyla uyguladığı psikolojik baskı yüzünden eğitim ve iş hayatı boyunca çalışıp kendini hep en iyi olmaya adamış ve başarıya ulaşmış ama sonunda tükenmişlik sendromuyla bütün bu koşturmalı hayatı bir anda sonlandıran Youngju’nun hikayesi…Gayet normal görünen ama aslında değişen hayatıyla eksikliklerin de gözüne battığı evlilik hayatını da kendi isteğiyle bitiren artık tamamen kendi mutluluğunu ön planda tuttuğu bir hayat yaşamayı seçmiş.Çocukluğundan beri hayal ettiği kitabevini açarak içinde huzur bulduğu bu alan, aile ve toplumun dayattığı baskılardan bunalan diğer insanların da içine girdikleri anda yaşamın keşmekeşinden sıyrıldıkları büyülü bir ortam haline gelmiş.Bu kitapta saygı ,sevgi,dostluk,kahve ve kitap kokularının birbirine karıştığı ve okurken içinize çekebileceğiniz sıcacık bir hikaye var.Kitaba başladığımda 10 günlük bir geziye çıktığım için ara vermiştim.Normalde haftada bir kitap bitirebilirken bu kitabı 12 günde bitirebildim.Kitap biraz ağır ilerliyor ama sanırım hissettirdiği huzurla okumayı da aceleye getirmek istemiyor insan.
Son olarak kitaptaki isimler keşke Türkçe olsaydı çünkü karakterlerin cinsiyetini anlamak zor oldu.Bazılarını epey bir okuduktan sonra kafamda canlandırdığım cinsiyette olmadığını öğrendiğimde şaşırdım.