Veronica

İago eşittir akrabalar!
10/10
·160 syf.··
2026 28. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 22:56
Hayatın içindeki gerçekleri, yaşanmışlıkları yüzlerce yıl öncesinde bu kadar güzel bir dille anlatan eser görmedim. Bu eser Shakespeare'nin ne trajedik eserlerinden biridir. Eser şiirsel bir dille yazılmış olması da ayrı bir üslup katmıştır. Othello, dış etkilere açık, sorgulamalar yapmadan her şeyi olduğu gibi ele alan bir karakterdir. Eleştirmeden yaptığı şeylerin bedelini hem karısının ölümüne hem de kendi ölümüne sebep olmaktadır. Bu karakter bizlere söylenen her şeye inanmamız gerektiğini, insanlara güven olmadığını, karşımızdaki her insana inanmamayı, özellikle de en büyük düşmanımız en yakınımızda olduğunu göstermektedir. İago, karakteri ise çok kurnaz, aklını şeytanlıktan yana çok iyi kulanan kötü bir karakterdir. Yükselme hırsı ve kıskançlığı yüzünden her türlü şeylere gözünü kırpmadan girişmektedir. Ben bu karakteri akrabalara benzettim. Hayatımızın her yanında mutlaka böyle biri vardır. Ve burada dikkat etmemiz gereken bu tür insanlar genelde en yakınımızda bulunurlar. Desdemona, hiçbir suçu olmamasına rağmen Othello tarafından yastıkla boğularak öldürülür. Kadına atılan itiraflar yüzünden bugüne kadar böyle binlerce kadın katledildi. Kadının her dönemde böyle suçsuz şekilde öldürülmesini gözler önüne seriyor yazar. Eser genel olarak kıskançlığın kötü olduğunu anlatmaya çalışsa da aynı zamanda gözü dönen, hiçbir şeyi görmeyen, doğru yanlışı ayırt edemeyen insanların hazin sonunu da gözler önüne sermektedir. Mutlaka okunması gereken bir kitaptır. Herkese tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Alıntı
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayallerin yıkılması ve gerçeklerle yüzleşme...
Puan vermedi·264 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 23:44
Mai, kelimesi Arapçadan gelir ve deniz mavisi olarak bilinir. Siyah, kelimesi ise karamsarlık ile eşdeğer olan ve bütün renklerin birleşmesinden oluşan, bir keder ve yası temsil eden bir renktir. Yazar eserine bu iki isimi vermesi ise tesadüf değildir. Mai, eserde Ahmet Cemil 'in hayallerini temsil ederken siyah Ahmet Cemil 'in yüzleştiği gerçekleri temsil eder. Ahmet Cemil kendi halinde yaşayan, bir kız kardeşi (İkbal) ve annesi ile yaşamaktadır. Babasının ölümü ile farklı bir hayat döngüsü içine girmeye başlar. En yakını arkadaşı Hüseyin Nazmi ile birlikte edebiyatta merakları vardır. Hüseyin Nazmi'nin kız kardeşi Laima'ya ise sonrada aşık olur. Ahmet Cemil 'in hayalî iyi bir yazar olabilmek ve ailesine bakabilecek duruma gelip Laima ile evlenmektedir. Başta her şey güzel ilerler fakat kız kardeşinin ölümü ve işten kovulması daha sonra Laima'nın başka bir ile evlenmesi ile hayalleri yerle bir olur. Mai bir hayatın bitmesi ve siyah bir yaşamın başlaması söz konusudur. Bu eserde öncelikle hayal hakikat çatışması söz konusudur. İnsanların hayaller kurması, hayallerinin peşinden gitmesi ve sonuç alamaması vardır. Kişi hayalleri yıkıldığı zaman kendisini hiçbir işe yaramaz sanır. Bizler nasıl ki hayal kurmadan yapamıyorsak gerçeklerle de yüzleştiğimiz zaman ayakta güçlü kalmasını bilmeleyiz. Eserde diğer bir önemli nokta ise kadınların eşleri tarafından nasıl yok sayıldığıni, nasıl mutsuz edildiklerine de vurgu vardır. Raci'nin eşini aldattıp çocuğunu hiçe sayması ve İkbal 'in eşi tarafından sevilmeyip ölüm ile bitmesi bunun bir göstergesidir. Eserde bir diğer nokta ise hiçbir kötülük yapmaktan geri durmayan insanları da eleştirir. Burada Ahmet Cemil 'in eniştesini başta da sevmemesi ve sonuçta adamın gerçekten kötü biri çıkmasından hareketle bizler insanların bize
Alıntı
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,7bin okunma
Babam bir bahçıvandı şimdi ise bir ölü
Puan vermedi·208 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 20:41
Ölüm nedir? Siz hiç sevdiğiniz birini kaybettiniz mi? Bir anda yok olan birinin acısını nasıl yaşadınız? Siz hem ölümü hem de yaşamı iç içe yaşadınız mı? Siz hiç ölenle birlikte öldünüz mü? Bunun gibi daha birçok soruyu yazar bizlere sorar ve bizlerin bu soruların içinde bir şeyler bulmamızı ister. Ben bu kitaba başladığım da o kadar akıcı bir şekilde ilerledi ki bir çırpıda okul bitecek diye korktum bu yüzden de yavaş yavaş okudum ve o acıyı, o duyguyu onunla birlikte yaşadım. Bazı kitaplar vardır ki sanki siz gerçekten de o olayın bir yerindeymişsiniz ki hissettirir ya bu kitap sadece bunu hissettirmekle kalmadı beni o duygunun en dibine kadar çekti. Bir erkek çocuk ile baba ilişkisini bu kadar güçlü olduğunu ilk defa bu kitapta gördüm. Başta bu kitabını yazanı kız çocuğunun olduğunu düşündüm ki halen bile böyle düşünüyorum. Babasının kaybeden bir kişinin duyguları nasıl olur? Bunu yaşayan var yaşamayan var ama bu duyguyu tatmadan bir insanı anlayamazsın derler ya kesinlikle yanlış bu kitap bize bunu öyle bir içine alır ki siz o duyguyu tatmadan yaşarsınız ve anlarsınız. Ben kitabı gerçekten çok beğendim. Kısa ve çok etkileyici olmuş. Ölümün ne olduğunu, ölümden sonra kişilerin hayatında kalan izleri çok net bir şekilde burada görebilirsiniz. Çocuk ebeveyn ilişkisinde neler olduğunu ve nasıl davranması gerektiği hakkında da bilgiler bulabileceğiniz bir kitaptır. Okuyacak herkese iyi okumalar dilerim.
Alıntı
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Züpe tipinin devamı hâlen var mı?
7/10
·180 syf.··
2026 18. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 19:58
Felatun Bey ile Rakım Efendi kitabı, yanlış batılılaşma konusunun ele alan ilk kitaptır. Yazarı Tanzimant döneminde Yetişen bir kişidir. Çok eser verdiği için yazı makinası olarak bilinir. Felatun Bey, babasından kalan parayı yiyen bir mirasyedidir. İsimini bile Platon'dan alan bir kişidir. Yazar ismini bu şeklide almasını aslında bilimden, felsefeden nasibini bile almamış bir kişiyi eleştirmektedir. Felatun Bey züpe bir karekterdir. Yazar Tazminat döneminde yanlış batılılaşma tipini Felatun karakteri üzerinden işlemektedir. Felatun Bey aynı zamanda herkesle de dalga geçme, üsten bakma gibi huyları da vardır ki yazar kendini çok üstten gören insanların sonunu da iyi olmayacağını bizler gösterir. Rakım Efendi ise kendi hâlinde, ekmeğini çalışarak kazanmaya çalışan, insancıl yönü olan, Batı'nın bilim ve felsefesini ele almaya çalışan bir kişidir. Birbirine iki zıt karakter olan bu kişiler üzerinde yazar yanlış batılılaşan bir karekter ile doğru yolda ilerleyen ve Batı'nın bilimini almaya çalışan bir karekter üzerinde konuyu vermeye çalışmaktadır. Eser kısa, öz bir şekilde ele alınmıştır. Oysa yazar olaya çok müdahalede bulunmuştur. Ki bu yazarı aç çok bilen kişiler çoğu eserinden de bunu yaptığı görülecektir. Çünkü yazarın asıl amacı kişileri eserleri aracıyla eğitmektir. Burada söz dinlemeyen, aklını kullanmayan, Batı'nın biliminin, felsefesini, sanatını almak yerine giyim kuşamını alıp yanlış yolda ilerleyen kişileri eleştirerek sonunu kötü biteceğini anlatmaktadır. Doğru yolda giden, kendi ekmeğini kendi kazanmaya çalışan kişilerin sonunu ise mutlu olacağını aktarmıştır. Bu kitabı, okuyanlar aslında bu durumların günümüzde de benzer bir şekilde yaşandığını göreceklerdir. İnsanların Batı'nın bilimini, sanatını, felsefesini almak yerine telefonu sadece tüketici olarak
Alıntı
Felâtun Bey ile Râkım EfendiAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202528,2bin okunma
Fazla ve gereksiz özenti kişiyi nereye sürükler
8/10
·112 syf.··
2026 16. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 17:43
Hüseyin Rahmi Gürpınar 'ın ilk eseri olan Şık, yanlış batılılaşma konusunu ele aldığı bir eserdir. Osmanlı Devleti'nin Lale Devrinden başlayarak Batı'nın bir şeylerini almaya hazır bir toplum ortaya çıkmıştır. Doğu Batı çatışması ise Tanzimat döneminden başlayarak eserlere konu olmaya başlamıştır. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bu eseri ise sade bir dille ve konu karşılığı olmadan Doğu Batı temasını ele almıştır. Şatırzade Şöhret Bey adlı karakter ise yanlış batılılaşmanın kişiyi nereye sürüklediğini gözler önüne sermektedir. Şöhret Bey, güzel olmamasına rağmen şık giyinip kendini güzel ve yakışıklı zanneden, Fransızca konuşan, Avrupai görünmeye çalışan, hayatı gelip geçici yaşayan bir karakteridir. Şöhret Bey sırf metersi Madam Potiş ile daha fazla vakit geçirmek için annesinin inci küpelerini satması, ve daha sonra Madam Potiş 'in yanına gidip gece Avrupalıların yaptığı gibi bir de bir köpek bulup yanlarına gezmek isterler. Drol adını koydukları bir sokak köpeğidir. Bu köpek yüzünden başlarına türlü işler açılır. Madam Potiş ise tabiri caizse yoldan çıkmış bir kadındır. Şöhret Bey'i çok salak bulur onunla sırf gün geçirmek için berber olur. Köpeğin bile Şöhret Bey'den daha yakışıklı olduğuna inanır. Eser genel olarak bu iki karakterin üzerinden sürmektedir. Şöhret Bey'in batılılaşma çabası onu hapishaneye kadar sürükler. Yazar bu eserde Türkçe dilinin özelliklerin ve güzelliklerini bile unutan bir toplumun oluşmasını eleştirir. Aynı zamanda Batı'nın güzel şeylerini almak varken bizlerin kötü özelliklerine odaklanmamızı eleştirmiştir. Batı'nın bilimini, sanatını, felsefesini almak varken neden kıyafeti ve süsünü alıp kendi özelliğimizi kaybediyoruz. Bu durum bence şimdiki Türkiye'nin de üzerinden durulması gerektiği bir sorundur. Bizler geriye baktığımızda doğru düzgün
Alıntı
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20225,9bin okunma