Gonca

Gonca
@Daisysofmemories
8/10
·128 syf.·
2026 2. kitabı
Şermin Yaşar'ın yetişkinler için Kitaplarını ne kadar çok seviyorsam çocuk Kitaplarını da o kadar seviyorum. Telefon Melefon Yok kitabında Şermin Yaşar çocuk bakış açısıyla telefon bağımlılığını anlatıyor. Bir gün ailenin büyük dedesi Doğum gününde dilek olarak "Telefonlar elinize yapışsın!" Diyor ve telefonlar çocukların ellerine yapışıyor. Herkes ne yapacağını şaşırıyor ve telefonlardan kurtulmaya çalışıyorlar. Fakat o kadar kolay olmuyor. Kitabın sonuna kadar nasıl çıkacak diye okuru merak içinde bırakıyor Şermin Yaşar. Çok da güzel bir finalle tatmin ediyor okurunu. Dijital bağımlılığa farklı bir bakış açısı. Ortaokuldan başlayarak okunabilir.
Telefon Melefon Yok!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 20251,504 okunma
6/10
·160 syf.·
2026 3. kitabı
Han Kang’tan okuduğum ikinci kitap Yunanca Dersleri. Başlangıcı Vejetaryen ile yapmıştım. Yazarı seviyor muyum, sevmiyor muyum hâlâ emin değilim ama sanırım okumaktan da vazgeçmeyeceğim. Daha önce yazım diline aşina olduğum için Yunanca Dersleri’ni okumak, Vejetaryen’e kıyasla daha kolay oldu. Han Kang dil olarak sade bir anlatım kullanıyor; fakat anlam katmanları oldukça yoğun. Örtülü anlamları ve metaforları seven bir yazar. Okurken zorlanmıyorsun ama anlamak zaman alıyor. “Burada ne demek istedi?” diye düşünürken 160 sayfalık kitap günlerce elimde kaldı. Kitap iki karakter üzerine kurulu. Biri sesini yitirmiş bir kadın, diğeri ise zamanla görme yetisini kaybeden bir adam. Yazar okura önce fiziksel bir gerçeklik sunuyor: Karakterler gerçekten konuşamıyor ve göremiyor. Ama mesele bu kadar basit değil elbette. Dediğim gibi, Han Kang örtülü anlamı seven bir yazar; okuruna tek katmanlı bir anlam sunmuyor. Kadın karakter travma sonrası sesini kaybetmiş olsa da, aslında hayatı boyunca kimse tarafından gerçekten anlaşılmamış biri. Hatta bir noktada sessizliği bilinçli olarak seçmiş bir kadın. Erkek karakter ise yaptıklarıyla görülmemiş, varlığı fark edilmemiş bir Yunanca öğretmeni. Bu “görülmeme” hissi zamanla onun için hem duygusal hem bedensel bir kayba dönüşüyor. İki karakterin de eksikleri var ve onları bir araya getiren şey Yunanca Dersleri oluyor. Belki de anlatılmak istenen şu: Hepimiz eksik taraflarımızla yaşıyoruz; ta ki bizi anlayacak birini bulana kadar. O eksik, bulunana kadar taşınmaya devam ediyor. Eğer örtülü anlamları, sessiz sorgulamaları seviyorsanız, bu kitaba bir şans verin derim
Yunanca DersleriHan Kang · April Yayıncılık · 20251,067 okunma
8/10
·312 syf.·
2026 1. kitabı
Aşıklara Yer Yok | Tarık TUFAN ️ Aşıklara Yer Yok, Orhan’ın kendi içine doğru yaptığı sessiz yolculuğun hikâyesi. Bu yolculuk, kendini ve aşkı bulma çabası mı, yoksa ikisini birden yavaş yavaş kaybetmenin kaçınılmazlığı mı; roman boyunca okuru bu sorunun etrafında dolaştırıyor. Kitap boyunca aklımdan çıkmayan soru şuydu: Orhan’ın Firdevs’e karşı duyduğu hisler gerçekten aşk mıydı, yoksa yalnızlığın beslediği bir saplantı mı? Açıkçası Orhan’ın bu tuhaf ve sınırları belirsiz duyguları, okurken beni zaman zaman rahatsız etti. Peki aşk gerçekten saplantılı olmak mıdır, yoksa sevgi dediğimiz şey bazen farkına varmadan karanlık bir hâle mi bürünür? Eğer Tarık Tufan’ın okuruna bu ikilemi bilinçli olarak yaşatmak gibi bir niyeti varsa, bunda gerçekten çok başarılı olmuş. Bunun yanı sıra Saklıkuyu’daki karakterlerin hikâyeleri ve yaşananlar da romanın derinliğini artırıyor. Anlatılanlar yalnızca zihnime değil, kalbime de dokundu. Genel olarak kitabı sevdim.
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,497 okunma
1/10
·208 syf.·
2025 27. kitabı
Bu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında en en kötüsü falan. Yazar tam olarak ne anlatıyor ne diyor noluyor yani diye diye okudum.Nasıl bu kadar sevilmiş anlayamadım. Muhtemelen reklamı iyi yapılıp arasından nadir iyi olan birkaç cümle seçildi. Gerçekten üzülerek tam bir zaman israfı olduğunu düşünüyorum.
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,6bin okunma
10/10
·248 syf.·
2025 25. kitabı
Altı Harfli Bir Tatlı | Şermin Yaşar Çıkar çıkmaz sepete eklediğim bir kitap Altı Harfli Bir Tatlı. Şermin Yaşar deyince artık hiç düşünmüyorum bile. Gerçekten büyüleyici bir kalemi var — bu kitabında da bir kez daha anladım. Kitapta bizi iki ana karakter karşılıyor: Selime Teyze ve Meltem. İkisinin de hikayelerini okuyoruz. Her birinin kendince dertleri var ama bu dertler öyle yüzeysel değil; insanın hayatını derinden sorgulatan türden. Tam da Şermin Yaşar’dan bekleyeceğiniz bir kurgu aslında… Okuru merak ettiren bir hikâyenin içinde, fark ettirmeden kendinizi de aratıyor. Öyle ki kitabı bitirdiğinizde bir ruhsal doyum hissi oluşuyor. Her şey yerine oturuyor — hem karakterler için hem de kendiniz için. 🩵 2025 favorilerim arasında yer aldı. Kesinlikle tavsiyemdir.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,3bin okunma