Ve biter... Artık her şey bitmiştir. Numarasını uzun bir süre silemezsin rehberinden. Dönüp dönüp hatıralara çarparsın. Artık aynalı bir labirenttir o!
Evinde kalan eşyalarını almaya gelecek mi? Diye merak edersin. Özlemden kramplar girer ruhuna. Kasılırsın, kasılırsın, kasılırsın. Nedir seni böylesine muhteşem bir acı içerisinde özlem duymaya iten şey?
Koltuğun arkasına saklanan çorabına denk gelmek, seni öldürmeye, süründürmeye yeter de artar. Artık evde ki her şey tek kişiliktir. Ayrılık seni minimalist bir yaşama iter. Bardaklar, diş fırçaları, yastıklar, çoğul eklerinden azat olur. Onların özgür kalışı seni köşeye sıkıştırır. Sadece ikinizin anlayabildiği o dil topluma mâl olamadan tedavülden kalkar.
Kaldırımdan taşan kalabalıkların arasın da onun çehresini ararsın. " Benzemez kimse sana" güzellemesi önemini yitirmiştir. Artık herkes ona benzesin istersin.
Sanki o giderken seni bir dönme dolaba bindirip, indirmeyi unutarak oradan uzaklaşmıştır. Sen ona döndüğünü sanırsın. Sürekli aynı yere geldiğini fark etmeden... Kendini kandırarak. Aynada gördüğünü sen sanırsın!