Damlaa

Damlaa
@Damla_a__
“Belki de her insan bedeni tamamlanmamış anlamlar mezarlığıydı.”
Yapacağın tek şey, çevrene bakmadan dosdoğru yürümektir: yavaş yavaş canavarlar yok olur ve önünde durgun, güneşli bir çimenlik açılır...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Uzuncaa bir alıntı:)
Herkes, yüzümde kötü eğilimlerin belirtilerini arardı aslında olmayan ama onlarca olması gereken eğilimleri: sonunda dilekleri gerçekleşti. Alçakgönüllüydüm beni hesaplılıkla suçluyorlardı: Sonunda hiç konuşmaz hale geldim. İyilikle kötülüğü ayırt edebiliyordum; anlamıyorlardı beni, herkes kırıyordu: Kin gütmeye başladım. İçime kapanık bir çocuktum, başkaları gibi şen, konuşkan değildim; onlardan üstün görüyordum kendimi ama herkes beni onlardan aşağı tutmakta söz birliği etmişti: Kıskanç oldum. Bütün dünyayı sevmeye hazırdım; değerlendiren çıkmadı: Böylelikle de nefret etmeyi öğrendim. Renksiz gençliğimi, kendime ve dünyaya karşı giriştiğim savaşta tükettim. Alaya alınmaktan korktuğum için, en iyi duygularımı yüreğimin derinliklerine gömdüm. Orada silinip gittiler. Hep doğru söyledim, inanılmadım. O zaman kandırmaya başladım. Kibarların dünyasını, toplumun işleyişini iyiden iyiye kavrayınca, hayat biliminde ustalık kazandım; başkalarının bu hastalığı kazanmadan nasıl mutluluğa ulaştıklarını gördüm; benim hiç yılmadan erişmeye çalıştığım önceliklerin tadını onlar kendilerini hiç yormadan çıkarıyorlardı o zaman içimi bir karamsarlık kapladı...
İçimden geçenleri bir dosta rahatça anlatmak isterdim – ama kime?
“İnsan sevinçlerini unutur da, acılarını hiçbir zaman unutmaz..."
Geçmiş, dünyada hiçbir insanı beni etkilediği kadar etkileyemez. Geçmiş bir hüznü ya da sevinci hatırlatan her şey ruhumu derinden sarsar ve eski günleri geri getirir... Salakça bir yaradılışım var, hiçbir şeyi unutmam hiçbir şeyi!