Benim bildiğim şu, vazgeçmek bazen sahip olduğumuz şeylerin en iyisidir. “Elimden tut yoksa düşeceğim” demiş ya Attila İlhan. Galiba kimi durumlarda o, “Elimi bırak yoksa düşeceğim” diye okunabilir. Aşk kaç kişilik bilmem ama vazgeçmek tek kişiliktir.
Bazen kadınların sadece gelinlik giymek için evlendiğini düşünüyorum. Ya da tek başlarına seyretmekten sıkıldıkları boş duvara, iki kişilik çerçeveli resimler asabilmek için. Neticede, altına sığınacak bir çatı, içine saklanacak bir çerçeve lazım herkese. Sonra orada sıkışıp nefessiz kalınca da, kaçmaya yetecek kadar cesaret. Kimseyi yargılayacak değilim. Neticede hepimiz aynı denizde boğuluyoruz. Batan geminin mallarıyız biz. Bu lahit bizim.