"Gerçekte olduğun kişi ol ve yaşamak istediğin gibi yaşa.Önceliklerini göz önüne alarak kâseni; her bir büyük taşı, her bir çakıl taşını, her bir kum tanesini özenle seçerek doldur. Eklediğin her bir ögenin, geri kalanlardan daha ağır bastığından emin ol. En önemli ilk taşı seç; sonra, Birinci taşı asla ikincisine feda etmeyes eğim, diyeceğin ikinci taşı koy ve son kum tanesini de koyuncaya kadar aynı şekilde devam et. Ama ne istediğine dikkat et, zira isteklerin gerçekleşebilir!"
Hz. İbrahim'in ateşe atıldığını düşünür. Şu iki sütunun arasına kurulan bir mancınık vasıtasıyla."
"Nereye atılmış?"
"İşte şu aşağıdaki Ayn-ı Zeli-ha'ya, senin anlayacağın şekliyle Zeliha Pınarı'na. Efsaneye göre orada Nemrut'un
hazırlattığı ateşler dağ gibiymiş ve İbrahim, içine düşünce korlar bir gül, odunlarda balık oluvermiş
"Gül bahçesi ve ortasında balıkların yüzdüğü bir havuz güzel metofor
ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhim
güneși evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
gönlümü put sanıp da kıran kim
(Asaf Hâlet Çelebi)
Avrupa'da iyi binici sayılanlarla bizim sert
dağlilar aralarındaki fark, atlı ike yaya kadardı. Avrupalılar fiyaka olsun diye biner ata, benim soydaşlarım içinse ha eyerin üstü, ha yeryüzü,ikiside aynı