Eduard mendy

"hukuk ve ilim. gülünç yakıştırma... ittifakla idam kararı...yargıtay bozdu...bu sefer ittifakla beraat...aynı suç, aynı sanık, aynümı yargıçlar, aynı kanun kitabı ve önce idam, sonra beraat... bu ne güzel ilim böyle? sen herhangi bir yılın herhangi bir ayında, yüz derecelik ısıda kaynayan bir suyun, birkaç ay sonra aynı hararette donduğunu işittin mi?"
Reklam
"... sonra da 'yaşamak yine de güzeldir.' demek kendine... yaşamaca oyununu sürdürecek miydim yine? ya vardır yaşamak, ya yoktur; yaşadığına kendini zorla inandırmak ne oluyor? bir soluk alıp vermekse yaşamak saydığım, o da kendiliğinden duracaktır bir gün nasılsa.. eh, çabukluk niye?"
" sevmek alay edilmekti. sevilmek hiç yoktu, sevilmek hiç olmayacaktı."
" erken, ya da geç diye bir kavram tanımıyorum ben. hiç tatmadan göçmek var sevilmeyi. varolmak iyi, yok olmaktan kaçınılmaz, ya varken yok sayılmaya ne buyurulur? "ben de varım" diye çabalayım, "Sen yoksun" desinler, sonra da tutup seveyim insanları, yaşamayı. bu yenilgiye nasıl katlanmalı?"
"bulvarın kalabalığında bu yalnızlık yıkıyor bizi."
Reklam