Yalnızlık kimine göre hasta insanın kaçışıdır. Kimine göre de hasta insanlardan kaçış.
Friedrich Nietzsche
Biyoloji, Sosyoloji
Bedenim, dünya denen mezarlıkta yürüyen bir yankı sadece. Ruhumsa çoktan başka bir yerde zamanın unuttuğu, ışığın ulaşamadığı, isim verilmeyen bir boşlukta… Orada gölgeler konuşur, sessizlik düşünür; ve ben oradayım, olmayan bir benlikle.
H. G. Wells’in Körler Ülkesi, görmenin yalnızca fiziksel bir yeti değil, zihinsel bir iktidar aracı olduğunu sorgulayan çarpıcı bir alegoridir. Hikâye, körlerin yaşadığı izole bir topluma düşen gören bir adam üzerinden ilerler; fakat beklenenin aksine, gören kişi üstün değil, uyumsuz ve hatta “hasta” olarak damgalanır. Wells burada çoğunluğun normlarının hakikati nasıl şekillendirdiğini ustalıkla gösterir. Gelenek, alışkanlık ve kolektif kabuller; aklı, bilimi ve bireysel algıyı kolayca bastırabilir. Kitap, “gerçeği gören” kişinin her zaman güçlü olmadığını, aksine çoğu zaman tehdit olarak algılandığını söyler. Körler Ülkesi, modern toplumlarda farklı düşünen bireyin yaşadığı yabancılaşmayı bugüne bile göz kırpan bir netlikle anlatır. Kısa ama yoğun yapısıyla, okuru rahat ettirmek yerine dürter; konforu değil, sorgulamayı seçer. Wells burada nazik değildir, nettir. Körler ÜlkesiH. G. Wells
Sorun soğuktu. Sadece soğuktu. Oysa gerçekte bu, soğuktan da öte bir şeydi; hayal gücünden yoksun bir zihnin kavrayamayacağı kadar dondurucu bir gerçekti.