Kül rengi, engin bir gök altında, yolsuz, çimensiz, dikensiz, ısırgansız, geniş, tozlu bir ovada birtakım insanlara rastladım, iki büklüm yürüyorlardı.
Her biri un ya da kömür çuvalı kadar, Romalı bir piyadenin donanımı kadar ağır, kocaman bir düş taşıyordu sırtında.