Serinin ilk kitabına 4/10 verdim ama 4'lük bir kitap değildi kesinlikle. Sadece kurguladığı kadın karakter hatrına verdim ki onu da abartmış hele sonlara doğru baya yavan bi tat vermişti de neyse.
Bu ikinci kitap ise birinci kadar sıkıcı olmadığı için 5 verdim ama 5'lik değildi söyleyeyim :D
Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim tipik Elizabeth Hoyt kitabıydı. Ama historical romance türünde kitapları ve serileri en çok çevrilen yazarlardan biri olmasına rağmen bir türlü anlaşamıyorum ve sevemiyorum açıkçası.
Yazarın mizah anlayışı sadece kadınların, erkek karakterlere laf sokması üzerine onun haricinde mizaha dair bir şey de göremiyorum.
Lisa Kleypas, Teresa Medeiros, Tessa Dare gibi erkek-kadın karakterlere eşit mizah yetisi atfetmiyor. Ki bu yazarlarla karşılaştırılamaz benim için de neyse :dd
Sever miyim diye diye yazarın çok fazla kitabını okudum. Aslında yazarın yarattığı karakterler, kurgu, yazım dili güzel olmasına rağmen hikayeyi öyle çevirip büküyor ki insanı sıkıyor. Genelde yazdığı çiftler enemies to lovers şeklinde oluyor. Aslında en sevdiğim çift türü ama... güzel ablam son sayfaya kadar da enemies yapmazsın ya. Tam diyorum tamam bu sefer aşk pıtırcığı oldular hop tekrar saçma sapan bir şey sokuyor araya. Zaten çiftleri de hep birbirlerine karşı olan 'sevgilerinde şüpheci' yazıyor. Sürekli şüphe ve güvensizlik içindeler... Bu da insanı bıktırıyor. Beni bıktırdı en azından.
Bir de beni en irite eden şeylerden biri erkek karakterleri güçlü, yakışıklı, yıkılmaz, sert, maskülen olarak lanse etmesine rağmen kadın karakterle karşılaştığı anda pısırıklaştırıyor. Bildiğin her dakika kadının peşinde koşan sünepe ergenlere çeviriyor. Her kitabında aynı sorun. Yok ben almayayım :'))
En önemlisi ise sonları YAZAMIYOR. İnanın bölüm başında yazdığı hikayeler çok daha