Yav arkadaş ben bıktım artık...
Bir konudan eminim; bir şey ne kadar övülüyorsa fos çıkma ihtimali de o kadar artıyor...
Regency romanlara bayılan biriyim. Okumadan duramam. Fakat bu da amma gündüz kuşağı dizisi çıktı yahu. İnsan biraz huzur arıyor bu tür romanlarda. Sinir olmak istemiyor anlatabiliyor muyum sevgili hisromsever kardeşlerim -_-
Seveni çok, bayılanı çok, milyonuncu kere okuyanı çok... işte bu arkadaşlara saygım sonsuz. Muhtemelen birer sabır taşları kendileri.
Yazar, Jennifer ve Royce karakterlerinin uyumlu olması için o kadar çabalamış ki anlamsız bir ilişki çıkmış ortaya. Kitabın başından sonuna kadar ikilinin uyumu aynen şu şekildeydi; Sylvester&Tweety ve inanın bana inanılmaz yorucuydu.
Hani bu kitabı sevgi, huzur, mutluluk gıyabında çerez niyetine okuyorsanız eğer okumayın. Çünkü bu yazarın dili Julia Quinn regencylerine benzemez.
Daha gerçekçi demişler ancak hiçbir savaşçı hele ki Dük rütbesine yükseltilmiş bir adam, on yedi yaşındaki bir kızın oyuncağı olmaz. Gerçekçi deniyorsa bunları konuşalım. Kadın karakter demeye dilim varmıyor kızımız on yedi yaşında ve deli dolu hareket etmesi, tutarsız olması, babasına kötülüğü yakıştıramaması, ondan gelecek iki gram sevginin kölesi olması çok normal çünkü karakterimiz on yedi yaşında bir çocuk... Rakamla da yazalım 17.
Hee bu yaş o dönem için doğurgan bir eş anlamına geliyor. Günümüzde bile bazı sapkınlara normal geliyor orası ayrı.
Spoiler olabilir dikkat~
Ş*ddet ve t*cavüz konusuna gelecek olursak bu da çok sulandırılmış. Kızı itip kakıyorlar, kullanıyorlar, dövüyorlar ancak kızda en ufak korkma belirtisi yok. Çoğu kadın okuyucularımız bunu "kendinden emin, güçlü, başkaldıran, karşı duran" bir karakter olarak görmekte bense kafayı yemişsiniz olarak görmekteyim. Bir çocuk onca olaydan sonra nasıl