Daso

Lacan'a göre her ger­ çeklik tamamen nesnesel (ob jectal) bir biçimde, en ufak bir duy­ gusallığa yer vermeden anlatılmalıdır, çünkü her gerçeklik her şeyden önce bir gerçek, yani bir hezeyandır.• Lacan gerçekliği gerçeküstücü bir ressam gibi anlatır: Modeli masa üzerine konul­ muş bir yumurtadır, ama ressam tuvali üzerine kocaman kanatla­ rını açmış bir kuş çizer. O varlıklarla şeyleri, manzaralarla sözcük­ leri, vücutlarla yüzleri, aynalarla çocukları bir araya getirir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Freud'un takipçileri arasında, dolayısıyla bir tek Lacan, psika­ nalize felsefi bir zırh vermiş, onu biyolojiye saplanmaktan kurtar­ mış ve bu arada da maneviyatçılığa yönelmemiştir. Lacan'ın yo­ rumunun paradoksu, psikanalize, Freud'un mesafeli kaldığı Al­ man felsefesini geri getirmesidir. Sonralan kendisine "anti-filo­ zof' diyerek iptal etmek istediği bu katkı, onu Fransa'da psikana­ lizin tek ustası haline getirdi, ama çok da düşman kazandırdı.
"Yaşam ölümü bek­ lerken sadece dinlenmeyi düşler. Yaşam sadece ölümü düşler."
Daha önce dediğim gibi, Lacan'ın hikaye­ si, Louis Lambert'in gençliği, Horace Bianchon'un olgunluğu, Balthazar Claes'in yaşlılığıydı. Birincisi; en üst düzeydeki idea­ lizmden en uç bir eyyamcılığa geçerek deliliğin pençesine düş­ müştür. İkincisi; hayranlık verici bir doktor olmuş, vücutları ve ruhları incelemiş, arzularının başkaldırmasıyla köşeye sıkışmış, başkalarına hoşgörülüyken kendine acımasız olmuştur. Üçüncüsü ise bilme açgözlülüğüne kapılarak kendi kendini yok etmeye yö­ nelmiştir.
Lacan kendi kendisinin annesi, babası olmuş, kendi kendini dünyaya getirmişti. Bu yüzden artık varlıkları, eşyayı ele geçir­ mek, onlara sahip olmak istiyordu: Listeleri, koleksiyonları, ya­ yımlanmamış eserleri, nadir kitapları seviyordu.