Huzursuzluk benim mayamda vardı, arada öylesine depreşiyordu ki acı veriyordu bana. Böyle zamanlarda tek avuntum üçüncü kat koridorunda, o sessizlik, tenhalık içinde, gözlerden ırak, bir aşağı, bir yukarı yürümek, hayalimde canlanan parlak düşleri başıboş bırakıvermekti. Bol, parlak, renk renkti düşlerim. Burada, bırakırdım yüreğimi –içimi tasayla burksa bile yaşamla genişleten– coşkun heyecanlarla çarpsın!.. En güzeli de, içimden bir sesin anlattığı sonu gelmez bir masalı dinlerdim. Hayalimin yarattığı, durmadan da anlattığı bir masal ki ...