Bir büyük gün gelince bize mutlaka sorulacak: Gözlerinde iman,gözyaşında Allah görünen yavruya nasıl kıydık? Bizden kalbine yapılacak kuvvet aşısı,hakikat rüyasına tutulacak ışık isteyen,temiz ruhundaki himaye ihtiyaciyle bize sığınan Allah kuzusunu nasıl boğazladık? Onlar bizimdir de onun için ,değil mi?
Acaba bizim olacaklar mı..?
Bin nedametle nihayet anladık ki dünyada belki her şeyi bulmak kolay,kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık. Kendimize nasıl koşalım?
.
Dost sade bir insanda mı aranır..?
.
Tabiatta gizlenen insan yüzünü görmeyen gözler kördür. Tabiatla konuşmasını bilmeyen insan ruhu dilsizdir.Gözü ve gönlü olanlar ne halde olsalar tabiat onlarla sözleşir;her nerede olsalar onlar tabiatla konuşurlar ve onunla halleşirler.Dost arayan gönüller,onu bir insan varlığında bulmasalar bile tabiatta bulurlar.