Bir yerde okumuştum; " İnsanın dostu yoktur, saadetin dostu vardır. " diyordu.Herşey yolunda iken herkes herkesle beraber olur, mühim olan zor gününde yanında olabilecek dostu, sevgiliyi bulabilmek.İnsanın rengi karanlıkta belli olur.
İnsan ne ile yaşar? Sorusuna herkesin bildiği ama görmezden geldiği sevgiyle cevap veriyor. Hikayelerin ana teması insalık üzerine ve içindeki yaratılış sebebine dayandırılarak aktarılmıştır. Aslında bu eser için Tolstoy'un inanç felsefesinin yansıma ürünü diyebiliriz. Bilinen gerçekten çok uzaklarda oluşumuza büyük bir ustanın üslubuyla yeniden yakınlaşmak hissi yaşıyor okur. Özgün ve durduğu yeri belirlemesi açısında eseri Tolstoyu bambaşka bir noktaya taşımıştır.
Sözün özü ve değeri her canlının bağlanma ihtiyacının temelinde sevgiyle bağlanmak yatıyor. Bu hakikatlerden kaç yüz mil uzaklaşırsak uzaklaşalım arkamızdan gelen bir teslimiyet olduğunu hatırlatan güzel ve derinlikli bir eser olmuş.